Primatlar, çok hücreli, sinir sistemine sahip, vertebralı, homeotherm ve memeli canlılardır. Primatlar, memelilerin içinde insanı da kapsayan geniş bir takımıdır. Primatlar 14 aile, 55 cins ve 170 kadar tür ile, kalabalık, zengin bir çeşitlilik gösteren bir takımdır.

Zamanımızdan 65-70 milyon yıl önce yeryüzünde ilk primat örneklerinin görülmeye başlandığı düşünülmektedir. Primatların atası olarak kabul edilen Purgatorius fosilleri, kratesea ve paloesen fosil katmanlarında bulunulmuştur.İlk primat benzeri memelilerin beyinlerinin çok küçük olduğu, uzun ve sivri burun ağız yapılarıyla tarla faresi iriliğinde günümüzdeki böcekyiyicileri andırdıkları kabul edilmektedir.Günümüzde primat türleri boyut ve şekil açısından çok zengin bir çeşitlilik göstermektedirler. 13 cm boyunda ve 60 gr ağırlığında olan türleri olduğu gibi 170 180 cm boyunda 250kg ağırlığında olanları da vardır.

Primatlar evrim sürecinde zamanımızdan 30-50 milyon yıl önce Prosimiiler ve Antropoidler olmak üzere iki ana gruba ayrılmışlardır. Prosimiilerin; Tupaidae, Lemuridae, Dubentoniidae, Lorisidae, Tarsiidae, İndrimii olmak üzere altı alt grubu vardır. Antropoidaelerin de; Callitrichidae (Marmoset, tamarin), Cebidae (Yeni dünya maymunları), Cercopitchecidae (Afrika-Asya maymunları), Pongidae (Goril, Orangutan, Şempanze), Hylobatidae (Gibon, siyabang) ve insanın içinde bulunduğu Hominidae grupları vardır.

Primatlar tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşarlar. Yeryüzünde Afrika, Orta ve Güney Amerika, Hindistan, Çin, Güneydoğuasya ve adaları ile Japonya da yaşamaktadırlar. Her bölgedeki primatlar yaşadıkları ekolojik koşullara uygun farklılaşmaları yapısal ve işlevsel olarak geliştirmişlerdir. Örneğin Makaklar, kış şartlarında yaşayabilirler. Buna uygun kürkleri vardır.

Primatlar ‘arboreal’ canlılar olarak kabul edilmektedirler. Yani ağaçyaşamına sahiptirler. Bu yaşam tarzı Primatların bir çok yapısal ve işlevsel özellikler geliştirmelerini sağlamıştır. Örneğin üç boyutlu görme özellikleri kazanmışlardır. Omnivor canlılardır. Hem hayvansal hemde bitkisel kaynaklı beslenirler.Primatların evrimi insana giden evrimve genel olarak biyolojik evrimle ilgili son derece öğretici kanıtlar taşımaktadır. Canlıların ekolojik şartlarla lan ilişkileri içinde türün kendini sürdürebilmesi için geçirdiği biyolojik,yapısal ve işlevsel evrim süreci Primatlarda hemen hemen ortaya konmuş gibidir. Her değişim yani olanakla sağlamakta ve bunların getirileri de yeni gelişim ve değişimlerin alt yapısını kurmaktadır. Primatları diğer memelilerden ayıran bu evrimsel değişim şu şekilde sıralanabilir;

» Dik Durma: İkiayak üzerinde durabilmenin doğadaki en önemli evrimsel eişimlerden biri olduğunu söylemek olasıdır. İki ayak üzerinde durabilme canlılara ellerini kullanabilme olanağı sallamıştır. Ellerin ve kolların ayaklardan farklılaşması de evrimde doğaya egemen olabilme sürecinde büyükbir fırsat yaratmıştır. Primatlar içinde bu farklılaşma en belirgin ve kalıcı olarak insanlarda vardır. İnsan dışındaki primat türlerinde eller ve kolların farklılaşması bu denli kesin anatomik,yapısal ve işlevsel düzeyde değildir.

» Beş parmaklı ekstremite, Özellikle başparmak olmak üzere parmak hareketliliğinin artması ve tırnak yapısının değişmesi: Primatların ayağa kalkabilmeleri ve ağaçlarda yaşayabilmeleri elin, ayaktan farklı bir işleve ve bu işlevin gerektirdiği yapısal değişime uğramasını sağlamıştır. Primatlar beş parmaklı ekstremiteleri aracılığıyla bir şeyi tutabilme, bir şeye tutunabilme yeteneği kazanmışlardır. Elin bu işlevi kazanması beyinde el ile ilgili motor alanlarında genişlemesine ve karmaşıklaşmasına yol açmıştır. Büyüyen beyin elin daha ince işlevleri yerine getirebilmesini sağlamıştır. Tırnakların küntleşip, küçülmesi ve parmak hareketliliğinin artması elin pençeye göre daha işlevsel kullanımını olası kılmıştır. Elin tutma, yaklama işlevini kazanmasının son aşaması alet tutabilmek ve araç kullanabilmektir. Canlılar içinde yalnızca primatlar bu işlevi yapabilecek anatomik ve işlevsel yapıya sahiptirler.

» Burun, Göz- Koku alma, görme: Ağaç üzerinde yaşayan Primatların hareket edebilmeleri için üç boyutlu görmeye gereksinimleri vardır. Görmenin üç boyutlu olabilmesi için diğer canlılarda yüzün iki yanında olan ve birbirinden bağımsız gören gözlerin orta hatta yaklaşmaları ve binokuler görmeyi sağlamaları gereklidir. Bu süreç burnun yassılaşıp küçülmesine, beyinde koku alma ile ilgili alanların gerilerken görme alanlarının genişlemesine yol açmıştır.

» Kas Koordinasyonu, taktil algının artması: ellerin ve kolların işlevinin değişmesi ve beyinde bu balanların yapısalbüyümeleri beynin motor denetiminin güçlenmesini sağlamıştır. Bu da kas koordinasyonunun istemli boyutunun güçlenmesi ve işlevselleşmesini artırmıştır. Ağaç üzernde yaşayanve ellerini kullanabilen Primatların atlama, sıçrama, tutunma, tırmanma gibi etkinlikleri koordineli ve ince bir şekilde yapmaları gerekmektedir.Bu değişim beden ve devinimleri üzerindeki beynin istemli egemenliğinin artmasını ve özgülleşmesini sağlamıştır.

» Diş Sayısının değişmesi: Diş ve çene yapısı primatlara diğer canlılardan farklı ve zengin beslenme olanakları sağlamıştır. Çene külüp, alt çene geriye giderken kesicidişler ve öğütücü dişler yapısal olarak deişime uğramış bu da beslenme kaynaklarının çeşitliliğini artırarak uyum ve iyi beslenme olanaklarını sağlamıştır.

» Plesentanın gelişmesi, Doğum öncesi ve sonrası dönemin Uzaması: Primatlar bir defada genel olarak tek yavru dünyaya getirirler. Plesentanın gelişmesi ile anne-fetüs beslenme paylaşımı artmış fetüsün olgunlaşma olanakları zenginleşmiştir. Doğum sonrası bakım gereksininminin uzaması anne- baba- çocuk birlikteliğini uzatmış, bu da toplumsallaşmanın ön zeminini sağlamıştır.

» Bellek ve Öğrenme Kapasitesinin artması: Tüm yukarıdaki değişimlerle birlikte beyinde süregiden gelişim bellek, öğrenme gibi şlevlerin artmasını, toplumsallaşma da bunun kuşaklar arası aktarımını sağlamıştır.

Bu sürecin tam gelişimi insanda gözlenmiştir. Diğer primat türleri bu evrimsel değişimi değişik düzeylerde gerçekleştirmişlerdir. Ancak bu değişiklikleri bir hiyerarşi ya da ilerilik gerilik gibi düşünmemek gereklidir. Her tür farklı koşullarda farklı gelişim dizgeleri geliştirmiştir.

Günümüzde primatlar doğal ortamlarında ve laboratuvar koşullarında gözlemlenmekte ve çok sayıda deneyler yapılmaktadır. Primatlar üzerine yapılan çalışmalar insan türünün gerek biyolojik gerekse davranışsal ve toplumsal özellikleri ile ilgili bilgiler sağlamaktadır.

Kaynak:

http://www.turkforum.gen.tr/vforum/primatlardan-insana-evrimin-yolu-t128863.html

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s