Evrimsel Gelişim ve Uyum

Yaşamın suda başladığı bilimsel görüşüne göre canlılık, ilk kez suda oluşmuş ve sudan karaya geçiş ile evrimleşerek günümüz canlıları doğmuştur. Dünyanın yaşı araştırılırken ortaya çıkan jeolojik devirle isimlendirilmiş ve balıklar, “balık devri” olarak kabul edilen Devon’da evrimleşmiştir. Devon devrinin günümüzden yaklaşık 325 milyon yıl öncesine dayandığı bilinmektedir. 205 milyon yıl önce sürüngenler ve ardından 75 milyon yıl önce de memeliler evrimleşmiştir.
Okumaya devam et

Sudan Karaya Geçiş

Canlılığın kökeni hakkında araştırmalar yapan Evrim Bilimi, insanlar tarafından yıllardır tartışılagelmiştir. Oysa Evrim Bilimi diğer temel bilimlerden oldukça farklıdır. Fizik ve Kimya gibi temel bilimler, kesin ve net sonuçlar ortaya koyarken Evrim, her zaman gelişmelere ve araştırmalara açık olmuş, yalnız en son kabul edilen, en mantıklı teoriyi sayfalarına dökmüştür. Bu nedenle, inançlara dayanan yaratılış kuramları ile tarihi boyunca çatışmıştır.
Okumaya devam et

Karaya Çıkarken Meydana Gelen Değişiklikler

Sudaki canlıların karaya çıkışı, oldukça tehlikeli bir takım sorunlar doğurmuştur. Ve canlı vücutları bu sorunları elemine etmek için bir takım özel yapılar geliştirmek zorunda kalmışlardır. Bu zorluğu, bugün insanoğlunun uzaya çıkışında karşılaştığı tehlikeli sorunlara benzetebiliriz. Bu sorunların çözümü o zamanlar, canlıların yapısında kalıtsal değişiklikler olmasını gerektirirken bugün; zekamızın bir ürünü olan teknolojinin değiştirilmesi gerekiyor…
Okumaya devam et

Mutasyonlar ve Tamir Mekanizmaları

Mutasyon: Genomik yapıda meydana gelen değişikliklerin tümüne denir ve farklı yollarla oluşurlar

1. Baz değişimleri (nokta mutasyonları)

Transisyon: pirimidin –> pirimidin ya da pürin –> pürin yer değişikliğidir.
Transversiyon: pürin ↔ pirimidin yer değişikliğidir.

Okumaya devam et

Mutasyonlar

Mutasyonlar DNA’nın baz dizgisindeki bir değişikliğe bağlıdır. Bunlar DNA’nın kusurlu replikasyonu, hareketi veya onarımının sonucu olabilir ve her l06 hücre bölünmesinde yaklaşık bir tane sıklıkta görülür. Kodlayıcı veya düzenleyici bölge DNA’sındaki görülen mutasyonlar anormal bir gen ürünü ile sonlanabilir. Bir germ hücresinde meydana gelen mutasyon, yavrulara aktarılacaktır (kalıtımsal hastalıkların dikey geçişi de denir).
Okumaya devam et

Evrim Eğitimine Evet! (Evrim Ağacı)


Okumaya devam et

Video: Evrimin & Yaşamın Hikayesi – Israrcı DNA

Hominizasyon: 7 Milyon Yıl Önce Başlayan İnsanlaşma Süreci

Günümüz verileri ışığında (zoolojik anlamda Memeliler sınıfına giren ve Primat’lar takımının bir türü olup) yaklaşık 7-7.5 milyon yıl öncelerinden itibaren “insanlaşma” yönünde, önceleri çeşitli bedensel (biyolojik) ve daha sonraları da zihinsel (kültürel) değişimler geçirmiş olan insanın, doğada yaşayan diğer canlılara kıyasla farklı bir evrimsel geçmişi olması dikkat çekicidir.
Okumaya devam et

Foto Galeri: İnsanın Evrimi

Video: İskenderiye Kütüphanesi ve Hypatia’nın Trajedisi – Carl Sagan


Okumaya devam et

İnsanın Ataları Ateş Yakmayı 1 Milyon Yıl Önce Öğrenmiş

Antoropologlar ulaştıkları yeni kanıtlar ışığında insanın ateş yakmayı bilinen de önce öğrenmiş olabileceği kanısına ulaştı.  Güney Afrika’da bir mağaradaki muhtemel ateş ocağının izlerini inceleyen antropologlar, insanın atalarının ateş yakmayı şimdiye kadar tahmin edilenden 300 bin yıl daha eski, yaklaşık 1 milyon yıl önce öğrenmiş olabileceklerini bildirdi.
Okumaya devam et

Ayak Fosili Evrimin Sırlarına Işık Tutuyor

Bilim insanları insanın evrimi ve iki ayağı üzerinde yürümeye nasıl başladığı konusunda çok ilginç yeni ipuçları buldu. İpuçlarını veren, Etiyopya’da bulunan ve 3,4 milyon yaşında olduğu saptanan fosilleşmiş ayak kemikleri. Araştırmacılar ellerinde, kemikleri bulunan sağ ayağın sahibinin, insanın atalarından hangi türe ait olduğunu belirleyecek kadar malzeme bulunmadığını söylüyorlar. Fakat Nature dergisinde yayımlanan makalelerinde, kemiklerin, kesinlikle iki ayağı üzerinde yürüyebilen bir türe ait olduğunu söylüyorlar.
Okumaya devam et

Video: EVRİM – Türlerin Serüveni – L’odysée de l’espèce – Türkçe – 1-2-3


Okumaya devam et

Early Humans – The Genus Homo


Okumaya devam et

Key Events in the Human Evolution Timeline


Okumaya devam et

Evolution of the Australopithecines

The Gracile Australopithecines


Okumaya devam et

The Robust Australopithecines


Okumaya devam et

İki Yeni Boynuzlu Dinozor Türü İsimlerine Kavuştu

Alberta, Kanada’dan toplanan fosillere dayanarak iki yeni boynuzlu dinozor isimlendirildi.Yeni türlerden Unescopceratops koppelhusae ve Gryphoceratops morrisonii boynuzlu dinozorların oluşturduğu Leptoceratopsidae familyasında yer alıyorlar.Bu otçul dinozorlar 75 ila 83 milyon yıl önce son Kratese döneminde yaşadılar.Numuneler 24 Ocak 2012’de yayımlanan Cretaceous Research adlı çevrimiçi jurnalında tanımlandılar.
Okumaya devam et

Ara Geçiş Formlarına Dair Linkler

Evrim kimi canlıların aynı kalıp, belirli özelliklerini uzun süreli korumasına, kimi türlerin farklılaşıp yüzlerce diğer türe dönüşmesine sebep olur. Evrimin olmadığını savunan birisinin yapması gereken şey bugüne kadar değişmeyen canlılar bulmak değil evrimleştiği iddia edilen canlıların aslında evrimleşmediklerini kanıtlamaktır.
Okumaya devam et

List of Transitional Forms


Okumaya devam et

A Few Selected Transitional Fossils


Okumaya devam et

İnsanlık Tarihinin 10 Gizemine Yanıt

İnsanların iki ayak üzerinde yürümesinden beynin büyüklüğüne, dünya üzerine nasıl yayıldığımızdan dillere kadar gizemini koruyan birçok soruya uzmanlar yanıt verdi.  ABD’de yayımlanan New Scientist dergisi, insanlıkla ilgili merak edilen en önemli 10 soruyu konunun uzmanlarına danışarak yanıtladı. İşte insanların kürklerini neden kaybettiğinden, neden iki ayak üzerinde yürüdüğüne dair ilginç birçok sorunun ayrıntılı cevapları:
Okumaya devam et

Evrim Makale Derlemeleri


Okumaya devam et

Kuşların Kökeni ve Evrimi

Fosil kanıt hem, kuşların ve dinozorların burun delikleri,hava dolu kemikleri, sindirim sistemi, ve kuluçkaya yatma davranışlarında da mide taşı gibi özellikleri paylaştığını gösterir. Yumuşak dokunun, hücresel anatominin moleküler bir karşılaştırması ve kollajen dokusunun protein sıralamasına izin verdiği fosilleştirilen Tyrannosaurus rex’in çığır açan keşfine göre, T. rex ve kuşlar , birbirlerine timsahlara olduğundan daha çok ilgilidirler.
Okumaya devam et

Yeni Ayak Fosili İnsan Evriminin Karmaşıklığını Gösterdi

Etiyopya’da 3,4 milyon yıl öncesine ait, ünlü Lucy fosili ile dönemdaş bir ayak fosili keşfedildi. Ancak yeni fosilin hem insan gibi yürümeye hem şempanze gibi tırmanmaya yatkın olduğu ortaya çıktı, bu da “mozaik” ayaklı türlerin zannedildiğinden çok daha uzun süre yaşamış olduklarını gösteriyor.
Okumaya devam et

İnsandan 3 Milyon Yıl Önce Yürüyorlardı

Afrika’da keşfedilen yeni bir fosil, insana benzeyen, iki ayağı üzerinde yürüyen canlılara ait birden fazla türün yaşamış olduğunu ve tahmin edilenden daha eski tarihlerde var oldukları düşüncesini doğurdu. Etiyopya’da yapılan kazılarda bulunan 3.4 milyon yıllık ayak kemiği ise Lucy’nin hayatta olduğu dönemde Australopithecus afarensis’ten farklı türlerinden de hayatta olabileceğini gösterdi.
Okumaya devam et

Video: Dini Keşfetmek 5. Bölüm -Archaeopteryx

Kuşların Evrimi- Archeopteryx


Okumaya devam et

Video: Craig Venter “Yapay Yaşam”ın tanıtımını yapıyor!


Okumaya devam et

When We Became Human? – Is This The Magic Human Gene?

In the following fascinating story it would seem that a mutation to gene MYH16 about 2.4 million years ago might have been responsible for releasing a hitherto vice-like grip on human skull-size. Is this the crucial mutation that led to homo sapiens? Probably not. Once the human cranium had the potential to grow larger, there would have to have been other mutations that forced it to do so.

Okumaya devam et

İnsanın durmak bilmeyen kültürel birikimi: Sırrımız ne?


Son bilimsel araştırmalar insanların ve yakın türlerin kültürel çeşitliliğine ışık tutuyor. Yeni bir makale karmaşık sorunların çözümü ve sosyal davranışlar arasında ilişki kurarken, Dr. Çağlar Akçay’ın makalenin bulgularıyla ilişkili görüşlerini aldık.
Okumaya devam et

Anıların Kavramsal Olmaktan Çok Fiziksel Oldukları Kanıtlandı

MIT (Massachusetts Institute of Technology) araştırmacıları, tarihte ilk defa anıların belirli beyin hücrelerinde saklandığını gösterdi. Araştırmacılar küçük bir sinir hücresi (nöron) kümesini tetikleyerek deneğin belirli bir anıyı anımsamasını sağladı. Bu sinir hücreleri alındığında denek söz konusu anısını kaybetti.

Okumaya devam et

Madagaskar’ın Genleri Endonezya’dan

Dünyanın en tuhaf hayvanlarına ev sahipliği yapan, biyo çeşitliliğin en fazla olduğu Madagaskar Adası’ndaki ilk topluluklardan birini, adaya bin 200 yıl önce 5 bin 600 kilometre ötedeki Endonezya’dan gelen ‘kadınların’ kurduğu ortaya çıktı. Bilim insanları tarafından yapılan genetik araştırma, Afrika’nın doğu kıyılarının açıklarında yer alan Madagaskar adasına ilk kez bin 200 yıl önce insanların ayak bastığını ve bu kişilerin Endonezyalı kadınlar olduğunu tespit etti.
Okumaya devam et

DNA’mızdaki Viruslar – Endojen Retrovirüslerin İnsana Yararları

Endojen Retrovirüsler (ERV), Evrim Kuramını savunanların önemli delillerinden biridir. Eğer bir kromozomun aynı bölgesi üzerinde sekans benzerliği yüksek olan başka bir ERV-benzeri sekans dizisi varsa, bu ortak atadan gelindiğine işarettir. Bunun yanında insan genomunun % 1′inin ERV-benzeri sekanslardan oluştuğu ortaya çıkarılmıştır.
Okumaya devam et

Coelacanth’ın Hiç Evrilmediği Doğru mu?


“Bu türün soyu tükenmemiş, 400 milyon yıl önce aynıydı şimdi de aynı, o zaman evrim yoktur” demek evrimi anlamamak demektir. Çükü Coelacanth gibi yaşayan fosil olarak da adlandırılan bu türlerin yapı planları, çoğu zaman milyonlarca yıl içinde ancak çok az ve minimal değişirek günümüze kadar gelmişlerdir, yani hiçbir şekilde evrim geçirmemişlerdir denilemez.
Okumaya devam et