Yaşamın yapıtaşı olarak adlandırılan DNA molekülleri basit bir alfabe kullanarak proteinleri kodluyorlar. Akıllı tasarımcılar, alfabe kullanan insan gibi DNA’nın da bir yaratıcısı olması gerektiğini savunuyorlar.

Charles Darwin’in, evrim teorisini ilk olarak formüle ettiği Türlerin Kökeni Üzerine kitabının basılmasının 150. yılında teori, hala bilimdışı itirazlar ile karşılaşıyor. Evrimi eleştiren seslerden en yüksek olanı, bitki ve hayvanlardaki pekçok yapının doğaüstü bir akıl tarafından hatasızca tasarlanmış olduğunu savunan “akıllı tasarım”cıların. Son olarak TRT’de yayınlanan bir habere de konu olan yaradılışçıların en çok dile getirdiği safsatalara evrim teorisinin verdiği yanıtları bir yazı dizisi ile soL okurlarına sunuyoruz.

 

Safsata: DNA ancak bir yaratıcının elinden çıkabilir

Yeryüzündeki neredeyse tüm yaşam formlarının planı, yüksek derecede karmaşık, belirlenmiş bilgiler taşıyan kendi DNA moleküllerinde bulunuyor. Sadece dört kimyasal bazı “harf” olarak kullanan DNA’nın sarmal yapısında, bir organizmanın yaşaması için gerekli tüm proteinler kodlanıyor.

 

Akıllı tasarımcılar, DNA’nın bu yüksek derecede karmaşık ve belirlenmiş özelliğini, insan zekasının ürünü olan dil ve makinalara benzetiyorlar. Nasıl makinaları tasarlayan birileri varsa, DNA gibi özgün bir yapının ancak bir aklın tasarımı olabileceği iddiasını savunuyorlar.

 

Evrimcilerin cevabı

İnternet sitesi ülkemizde Harun Yahya tarafından yasaklanan ünlü evrimbilimci Prof. Richard Dawkins’e göre inanılmaz miktarlarda bilgi içeren canlılarda bilginin çoğu dijital olarak DNA’nın içinde şifrelenmiş bulunuyor. DNA’nın bilgi içeriği jeolojik zaman içinde Darwin’in doğal seçilim adını verdiği yöntemle gerçekleşiyor. Kendi oluşum süreci de evrimsel olan DNA’ların korunması ve yeniden üretilmesi, aslında onu içeren organizmanın hayatta kalıp üremesi anlamına geliyor.

 

Doğada akıllı tasarımcıların iddia ettiği gibi mükemmel yapılar olmadığı için DNA’nın kopyalanması sırasında da hatalar (mutasyonlar) meydana geliyor ve bunların bir kısmı çevresel koşullarda daha iyi hayatta kalmayı destekliyor. Böylece zaman geçtikçe, hayatta kalmak için şifrelenen bilginin veri tabanı iyileşiyor, DNA’nın özgün yapısı ortaya çıkıyor.

 

Buna ek olarak evrim teorisini geliştirmeye çalışanlar, DNA’yı oluşturan genetik kodun Darwin’in de dediği gibi, tüm canlıların tek bir atadan türediğinin kanıtı olduğunu ve tüm hayvan, bitki, mantar, bakteri ve virüsler için ortak ve özdeş olduğunu belirtiyorlar. Üç harfli DNA kelimelerinin yirmi amino asit ve noktalama işaretine çevirildiği 64 kelimelik sözlük, canlılar aleminde her yerde aynı olarak bulunuyor. Bu aynı zamanda harflerin birer kimyasal baz, yani fiziksel ve kimyasal kuvvetlere tabi moleküller olmalarıyla ilgilidir, bilimsel olarak açıklanamayan akıllı bir üretim ya da karmaşıklık söz konusu değildir. Tüm canlıların ortak ve özdeş bir kodu kullandığı genetik bilimi ile ortaya konmuştur.

Kaynak: Haber SoL Bilim

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/dna-evrim-sonucu-olusamazmis-haberi-21112

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s