Çeviri: Murat Tatar
Kaynak: ScienceDaily

ScienceDaily (19 Ekim 2008). Plön’deki Max Planck Evrimsel Biyoloji Enstitüsü’nden Tomislav Domazet-Lošo ve Diethard Tautz, hastalıkları da başlatabilen çok sayıda genin oluşum zamanını sistematik bir şekilde incelediler. Çalışmaları, ilk defa, bu genlerin büyük bir çoğunluğunun ilk hücrelerin kökeninde zaten çoktan var olduğunu gösteriyor.

Özellikle birçok genetik sebepten oluşan hastalıklarda rol almış daha fazla gen için araştırma bu yüzden hızlandırıldı. Ayrıca, araştırma sonuçları genlerin –hastalık başlangıçlarına sebep olanlar- fonksiyonlarında temel iç-bağların bulunabileceğini onaylıyor, ayıca bunlar model organizmalarda da bulunabilir. (Moleküler Biyoloji ve Evrim)

İnsan genetik kodunu çözen İnsan Genomu Projesi, dönüştüğünde, insan genetik hastalıklarında rol alan binlerce gen açığa çıkardı. Diğer birçok organizmanın genomu paralel bir şekilde çözülmüştü. Şimdi, bu, hastalıklarla ilişkili genlerin evriminin sistematik bir şekilde çalışılmasını sağlıyor.

Plön’deki (Almanya) Max Planck Evrimsel Biyoloji Enstitüsü’nden Tomislav Domazet-Lošo ve Diethard Tautz, bu inceleme için yeni bir istatistiksel yöntem kullandılar: Zagrep’teki (Hırvatistan) Ruđer Bošković Enstitüsü’nden Tomislav Domazet-Lošo tarafından geliştirilen “phylostratigraphy”. Yöntem, var olan herhangi bir gen için çıkış noktasının, bu genin var olduğu en son ortak atanın takip edilmesi yoluyla bulunabilmesini sağlıyor. Bu bilgiye dayanılarak, herhangi bir genin minimum yaşının belirlenebilmesinin mümkün olduğu söylenebilir.

Bu yöntemi hastalık genlerine uyguladıklarında Plön’deki bilim insanları şaşırtıcı bulgulara ulaştılar. Bu genlerin büyük bir çoğunluğu ilk hücrenin kökenine kadar uzanıyor. Diğer büyük gruplar ise bir milyardan daha fazla yıl önce, çok hücreli organizmaların ilk oluştukları dönem civarında meydana geldiler, yaklaşık olarak 400 milyon yıl önceki kılçıklı balıkların kökeninin zamanında gibi. Şaşırtıcı bir şekilde, memelilerin kökenlerinden sonra ortaya çıkanlar arasında neredeyse hiç hastalıkla ilişkili gen bulamadılar.

Bu bulgular genetik hastalıkların ilk olarak dünyadaki yaşamın erken aşamalarında çoktan var olan antik hücresel işlemleri etkilediğini öne sürüyor. Bu, bugün yaşayan sadece insanlar olmamak üzere bütün organizmaların benzer genetik hastalıklardan etkilendiği sonucuna götürüyor. Dahası, bu, genetik sebepli hastalıkların antik evrimsel süreçlerle bağlantılı olduğundan, hiçbir zaman tam olarak yenilemeyeceğini ima ediyor.

Birçok hastalıkla ilişkili genin Drosophila meyve sineği veya Caenorhabditis yuvarlak solucanı gibi insanlara uzak olan diğer organizmalarda da oluştuğunun çoktan bilinmesine rağmen, Tomislav Domazet-Lošo ve Diethard Tautz’un incelemeleri böyle genlerin büyük bir çoğunluğu için bunun doğru olduğunu ilk defa sistematik bir şekilde gösterdi. Örneğin memelilerin oluşumunda rol alanlar gibi, daha yakın zamanda evrimleşen genlerin değiştiklerinde neden hastalıklara sebep olmadıkları şu an için bilinmezliğini koruyor.

Plön’deki bilim insanlarının araştırma sonuçlarının bazı uygulanabilir neticeleri var. Daha ileri hastalık genleri ve özellikle çok faktörlü hastalıklarda rol alanları için adayları kimliklendirmek artık daha kolay olacak. Dahası, sonuçlar, uzak model organizmalardan böyle genler hakkında elde edilen fonksiyonel bilginin insandaki genleri anlamakla ilişkili olduğunu onaylıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s