Günümüzde, cinsel seçilim zannediyoruz ki bütün bilim insanları tarafından tartışmasız bir biçimde Evrim Kuramı’nın mekanizmaları arasında yer almaktadır. Temel olarak rastgele olmayan çiftleşme de denen bu olay, Charles Darwin’in de kullandığı adıyla, Cinsel (Seksüel) Seçilim olarak bilinmektedir. Belirttiğimiz üzere, Cinsel Seçilim, Evrim’in şimdiye kadar keşfedilen mekanizmaları arasında tartışmasız bir yere sahiptir.

Soru:

“Fakat Morris’in bu kitaplarda insanın evrimini anlatırken izlediği bu politika doğru mudur yanlış mıdır bunu öğrenmek isterim. Çünkü -her ne kadar benim aklıma tam anlamıyla yattıysa da- günümüz etik değerlerine aykırı olabilecek bazı durumlar ortaya konmakta. Zaten cinsel seçilimin yorumlanması, vakti zamanında sosyobiyoloji biliminin kuruluşunda yaşandığı gibi, tepki ile karşılanmış ve bazı bilim adamlarınca doğruluğu tartışılmıştır. Bu tepkileri insanın doyumsuz egosuna bağlasam da, bunu bir neden olarak ortaya atmak şu an için bana bilimsel gelmiyor (benim gibi düşünmeyen birisine hakaret ediyormuşum gibi gözükebilir). Bu konudaki yardımınız benim için çok önemli. Evrim tartışmak önemlidir evet, fakat bilimi güzel yapan en önemli şey hayatımıza uyguladığımızda daha da iyi olmasıdır. Bilim adamı gömleğini giyindiğinde açık fikirli, gömleği çıkardığında bağnaz olan birisinin bilimselliği tartışmalıdır. Bilim yapmak istiyorsak, ayrıntı da olsa, bunlar tartışılmalı ve açığa kavuşmalıdır.”

Günümüzde, cinsel seçilim zannediyoruz ki bütün bilim insanları tarafından tartışmasız bir biçimde Evrim Kuramı’nın mekanizmaları arasında yer almaktadır. Temel olarak rastgele olmayan çiftleşme de denen bu olay, Charles Darwin’in de kullandığı adıyla, Cinsel (Seksüel) Seçilim olarak bilinmektedir. Belirttiğimiz üzere, Cinsel Seçilim, Evrim’in şimdiye kadar keşfedilen mekanizmaları arasında tartışmasız bir yere sahiptir.

Doğada hangi canlıya bakarsak bakalım, mutlaka cinsel seçilim görürüz; az veya çok olarak. Buna bilim dilinde bir tür üzerindeki cinsel baskı denir.

Eğer ki tarafsız, bilimsel ve Biyolojik olarak hayata bakarsanız, tüm canlıların temelde iki amacı olduğunu görürüz:

1) Hayatta Kalmak

2) Üremek

Bir düşünün, en kompleks ve zihinsel açıdan gelişmiş olarak gördüğümüz Homo sapiens sapiens (İnsan) bile, sanat üretmeyebilir, edebiyat yapmayabilir, dua etmeyebilir, Dünya turuna çıkmayabilir, kariyere sahip olmayabilir, mutlu olmayabilir, kendine önem vermeyebilir, sosyal bir çevresi olmayabilir… Hayat emeliniz olarak yukarıda saydığımız iki nokta hariç ne derseniz deyin, onu yapmadan var olabilir, biyolojik olarak varlığınızı sürdürebilirsiniz. Belki sizin için bir anlamı olmayabilir öyle bir hayatın ama en nihayetinde, varlığınızı korur ve ürerseniz, insan türünün devamını sağlarsınız. Ancak insanların tamamı, aynı anda, hayatta kalma mücadelesinden ya da daha önemli olarak üremekten vazgeçerlerse, insan türünün soyu 80-100 sene içinde tükenir. Çünkü şu anda doğan bir bebek bile, eğer hiç kimse üremezse, 80-100 yıl içerisinde ölecektir ve o da üremeyeceği için insan soyu devam edemez.

Bunu, eşeysel olarak üreyen tüm canlılara genelleyebiliriz. Doğada her hayvan, ilk olarak doğumundan ölümüne kadar yaşam mücadelesi verir. Sonradansa üreme mücadelesi…

Üreme mücadelesi, dediğimiz gibi, türlerin bazı bireyleri üzerinde cinsel baskı dediğimiz unsuru oluşturur. Bu, karşı cinsi etkileyebilmek için bir bireyin sahip olması gereken özellikler ve bu özelliklerden olan sapma miktarı olarak değerlendirebilir. Çünkü doğada bireyler, çiftleşebilmek için birbirleriyle mücadele etmek durumundadır. Ve bazı özelliklere sahip olan bireyler, diğerlerine göre daha avantajlı konumda olurlar ve üreme şansları artar.

Cinsel Seçilim, 3’e ayrılır:

1) Intrasexual Selection (Erkek-Erkeğe Dövüş)

2) Intersexual Selection (Eş Seçimi)

3) Sexual Conflict (Eşeysel Çatışma)

Dikkatinizi çektiyse, ilk madde doğrudan erkeklerle ilgilidir ve dişilerle ilgili bir madde görülmez. Bunun sebebi, doğada çok büyük oranda, türlerin dişilerinin erkeklerini seçmesi durumunun geçerli olmasıdır. Kuşlardan, insana, böceklere kadar pek çok türde genel olarak dişiler seçici konumda, erkekler ise seçilen konumdadır. Bilim insanları bunlarla ilgili pek çok teoriler ileri sürmektedirler. Bunlardan en ilginci, dişilerin daha çok seçici olmasının sebebine yönelik bir açıklama olan, gamet miktarıdır. Dişiler, genellikle erkeklere göre kıyaslanmayacak kadar az sayıda gamet üretirler. Örneğin insanda, dişiler çiftleşmede kullanılmak üzere 1 yumurta (gamet) üretirken, erkek milyonlarca sperm (gamet) üretmektedir. Bu, zincirleme bazı etkiler sonucunda dişileri daha değerli, erkekleri daha değersiz veya ikincil derece değerde kılmaktadır. Çünkü doğada seyrek bulunan her zaman kıymetlidir. Kim bilir, belki de erkeklerin yüzlerce, binlerce yıldır kadınlar üzerinde kurmak istedikleri amansız baskılar, bu psikolojik ve biyolojik geri kalmışlığın bilinçaltına yerleşmiş gölgeleme arzusundan ileri gelmektedir.

Yukarıdaki 3 maddeyi biraz açmak gerekirse: Intraseksüel Seçilim’de, genellikle ikincil eşey karakterleri dediğimiz özellikler seçilir ya da elenir. Örnek olarak boynuzlar, antenler, vb. verilebilir. Bunlar genel olarak “silahlar” olarak da tanımlanabilir; çünkü erkek erkeğe, dişi için yapılacak mücadelede birincil derece öneme sahiptirler. İkinci maddede, yani Interseksüel Seçilim’de, genel olarak seçilen ya da elenen özellikler, “süs eşyaları” olarak isimlendirebileceğimiz, mücadelede birincil önemi olmayan ama çok açık seçim sebepleri olan özelliklerdir. Üçüncü madde, yani Eşeysel Çatışma daha teknik bir terimdir ve bir cinsiyeti etkilemeye çalışan karşıt cinsiyetteki bireylerin birbirleriyle çakışan yani fitness (fit olma durumu) bakımından eşit değere sahip özellikler evrimleştirmiş olmalarından kaynaklanır. Şu anda bu, bizim konumuz için fazla ayrıntılıdır, ancak aşağıdaki kaynaklardan bazı bilgiler edinebilirsiniz:

http://publishing.royalsociety.org/sexual-conflict

http://en.wikipedia.org/wiki/Sexual_conflict

Arnqvist, G. & Rowe, L. (2005) Sexual conflict. Princeton University Press, Princeton

Dawkins, R. 1989. “Battle of the Sexes”, pp. 140–165 in The Selfish Gene. Oxford: Oxford University Press

Şimdi, Cinsel Seçilim’e biraz örnek verelim:

  • Belgesellerde sıklıkla görülebileceği gibi, pek çok erkek hayvan, ortamdaki dişiyi etkileyebilmek için birbiri ile savaşır, adeta dövüşürler. Bunlardan biri de Kuzey Denizfili (Northern Elephant Seal) olarak da bilinen türdür. Her sene çiftleşme dönemlerinde amansız savaşlar veren bu türün erkek bireylerinden kazananlar, 30-100 arası dişiyle çiftleşebilirken, kaybedenler kimi zaman hiçbir dişiyle çiftleşemezler. Bu sebeple her zaman en güçlü dişlere, çeneye ve kafatasına sahip olan bireyler, bu kanlı mücadelede daha avantajlı konumda olacaktır ve cinsel seçilim, bu canlılardan yana işleyecektir.
  • Belki de Cinsel Seçilim’in en meşhur örneği, tavuskuşlarıdır. Erkek tavuskuşlarının büyüleyici denebilecek kuyruk tüylerini hepimiz biliriz. Ancak ilginçtir ki, bu tüyler aslında onun için taşınmaz bir yüktür. Ve doğal ortamda bulunan tavuskuşları için, tek kelimeyle “ölümcüldür”. Çünkü tavuskuşunu inanılmaz yavaşlatırlar ve avcılardan kaçmasını imkansız hale getirirler bu tüyler. Yıllarca bilim karşıtları bu tüyleri Doğal Seçilim’e karşı olarak sunmuşlardır ve “bir kuşa kaçmasında zorluk sağlayacak bir özelliğin evrim ile açıklanamayacağını ama insanın göz zevki için böyle güzel bir kuş yaratıldığıyla açıklanabileceğini” iddia etmişlerdir. Ancak artık biliyoruz ki tavuskuşlarının bu güzel ve ağır kuyrukları, dişilerin hep daha parlak renklere sahip ve uzun kuyruklu olan bireyleri seçmelerinden, yani cinsel seçilimden kaynaklanmaktadır.
  • Bir diğer örnek, yine dişi için birbiriyle akıl almaz sertlikteki mücadelelere giren geyiklerdir. Bazı geyik türleri, uzun boynuzları ve güçlü kafalarıyla, birbirleriyle inanılmaz hızlar ve güçlerde çarpışmaktadırlar. Sonunda yenilen erkek dişileri bırakır ve kazanan, birden fazla dişiyle bile çiftleşebilir.
  • Kuşlarda da özellikle Interseksüel Seçilim’e güzel örnekler bulunmaktadır. Ötüş frekansı, yüksekliği, biçimi; tüy renginin tonları, karışımları; yine kimi zamanlar dişiler için yapılan dövüşler; kimi zaman en iyi ve dayanıklı yuvayı kuran erkekler ve bu tip ikincil özellikler kuşların seçimini etkilemektedir. Etrafımızdaki bu çeşit çeşit renkteki kuşların var olma sebepleri, üzerlerindeki bu yoğun cinsel baskıdır. Bu, özellikle papağanlarda sık görülür.
  • Ve insan… İnsan’da da cinsel seçilim mevcuttur. Zekanın gelişimiyle birlikte belki seçilim tek taraflı, yani sadece dişilerin seçmesinden yana değildir ancak genellikle bu durumun hala geçerli olduğu söylenebilir. İlkel insanlarda, dişilerin seçimlerinin en kaslı, en güçlü, en dayanıklı ve kimi zaman en büyük üreme organına sahip erkeklerden yana olduğu bilinmektedir. Çünkü bunlar, aileyi daha iyi koruyabilecek bir eşe işaret etmektedir. Öte yandan ilkel insanlardaki erkeklerin de, daha iri göğüslü, daha geniş kalçalı kadınları tercih ettiğini biliyoruz. Çünkü iri göğüsler daha çok süt verebilecek ve iri kalçalar ise daha çok sayıda çocuk doğurabilecek bireyleri işaret etmektedir. Günümüzde ise zekanın daha da gelişmesiyle bu seçimler daha karmaşık bir hal almıştır. Ancak temel olarak pek çok erkeğin eğilimi ile kadının eğilimi, bazı sınırlar dahilinde genellenebilir. Renkli gözlü, renkli saçlı, açık tenli kadınlar tercih sebebi olabilirken; erkeklerden de yine daha sıkı bir görüntüye sahip olan, uzun boylu erkekler tercih sebebidir. Elbette ki bu tercihler kişiden kişiye çok değişebilmektedir. Fakat ne olursa olsun sonuç aynıdır: Fiziksel görüntü, cinsel seçilimde rol oynamaktadır.

Örnekleri sınırsız arttırmamız mümkün. Ancak bu kadar örnek yeterli olabilecektir. Sonuç olarak görebildiğimiz üzere, doğada cinsel seçilim yönünden çok önemli evrimsel basamaklar geçirilmiştir ve geçirilmeye devam etmektedir. Cinsel Seçilim, Evrim’in kaçınılmaz bir parçasıdır ve kimi zaman (tavuskuşlarında olduğu gibi) Doğal Seçilim’den, yani hayatta kalmaktan daha büyük önem arz edebilmektedir.

Umarız açıklayıcı olmuştur.

En içten saygılarımızla.

http://bio.research.ucsc.edu/~barrylab/classes/animal_behavior/SELECT.HTM

http://www.utm.edu/departments/cens/biology/rirwin/391/391SexSel.htm

http://oak.cats.ohiou.edu/~jm703496/es-ssbrd.html

http://evolution.berkeley.edu/evosite/evo101/IIIE3Sexualselection.shtml

http://en.wikipedia.org/wiki/Sexual_selection

Kaynak:

http://www.evrimagaci.org/soru-cevap/cinsel-seksuel-secilim-nedir-dogadaki-onemi-nedir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s