Bir populasyonda herhangi bir özellik iyi bir uyum sağlamışsa ve bu özelliği sağlayan genler homozigot(saf) halde bulunuyorsa, o zaman seçilim artık gen düzeyinde yürütülemeyecektir. Çünkü varyasyonun kendisi bir uyum çabasıdır; eğer bütün genler homozigot hale geçerlerse, varyasyon bir anlamda kalkmış ve doğal seçilimin işle; yebileceği ham madde, dolayısıyla doğal seçilim olanağı yok olmuş demektir. O halde populasyon’un yaşayabilmesi ve gelecekteki değişikliklere ayak uydurabilmesi için yeteri kadar varyasyon içermesi gerekir. Yabani populasyonlarda çevre koşullarının, hatta mevsimlik koşulların değişmesiyle, gen havuzlarındaki yapının uyumsal bir değişme gösterdiği gözlenmiştir.

Üreme ya da hayatta kalabilmek için, heterozigot(melez) populasyonlar, homozigot(saf) populasyonlardan daha büyük bir uyuma ve yeteneğe sahiptir. Heterozigotluğun sürekli olduğu populasyonlarda, heterozigotlardan daha az sayıda olmak üzere, belirli homozigot birey topluluğuvardır. Heterozigot veya homozigot bireylerin seçilici değerlerine bağlı olarak, gen havuzundaki allellerin, heterozigotların ve homozigotların optimal oranlarını veren, kendine özgü bir oranı vardır. Bu şekilde, seçilimle varyasyonların saklanmasına ‘Dengeienmiş Polimorfizim’ denir. Elde edilen kanıtların çoğu, populasyonlarda heterozigotluk yükseldikçe üreme ve gelişme olanaklarının da arttığını göstermektedir.

Orak hücreli anemide olduğu gibi, bazı genler homozigot olarak bulunguğu zaman zararlı, hatta öldürücü (ağır bir anemiye neden olduğundan); heterozigot olarak bulunduğu zaman da yararlıdır (malaryaya(sıtma) karşı dirençlilik meydana getirdiğinden). Öbür alleli homozigot halde taşıyan bireyler malaryaya karşı dirençlilik göstermediğinden, populasyondan elenir. Böylece bu alleller bakımından homozigot olanlar elenir; heterozigotlar korunur. Dolayısıyla, zararlı olmasına karşın, orak hücreli anemi geni, populasyonda (malaryanın hüküm sürdüğü ortamlarada) belirli bir oranda varlığını sürdürür. Buna bağlı olarak da homozigot anemik bireyler belirli bir oranda meydana gelir. Böylece populasyondaki heterozigotluk, yani. Varyasyon yeteneği korunmuş olur. Malaryasız ortamda, homozigot normal bireyler korunacağı, heterozigotlar daha avantajlı olamayacağı için, anemi geni elenir ve bir zaman sonra arılaşma(saflaşma) meydana gelir.

Birçok canlı grubunda, bazı özellikler bakımından heterozigotluğun:( = melezliğin) yarar sağladığı bilinmektedir. (Heterozis = Hibrit-Gücü). Dolayısıyla bu canlıgruplarında arılaşma, vitalitenin düşmesine neden olur. Ayrıca bazı zararlı genler, sırf, üreme yeteneğini yüksek tuttuğu için korunur. Bu tip genler de çoğunluk pleiotropik etkiye sahiptir. Bir taraftan zarar yapar, öbür taraftan üüreme yeteneğini artırır.

Bazı hallerde de bir genin üretimi bireye optimal yarar, iki genin üretimi ise fazla geleceğinden dolayı zarar sağlayabilir. işte bu durumlarda da heterozigotlar yararına seçim vardır.

Prof.Dr.Ali Demirsoy’un Yaşamın Temel Kuralları adlı serisinden alınmıştır.

Kaynak:

http://www.sifirforum.com/kitap/kitap.php?k=8&b=465

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s