Memelilerin DNA’sını birbiriyle karşılaştıran Amerikalı bilimadamları, genlerin ortak paydasından yola çıkarak ‘ilk’ memeliyi tahayyül etmeye çalışıyor.

DNA sarmalının bir örneği

Asıl amaç insanın insanın genetik yapısını anlamak

Vardıkları sonuca göre, memelilerin ortak atası bundan 75 milyon yıl önce dinazorlarla birlikte yaşamış olan gece avcısı bir kır faresini andırıyor.

California Üniversitesi’nin Santa Cruz kampüsündeki genetik bilimciler, modern memelilerin genetik haritalarını -genomlarını- birbiriyle karşılaştırarak, hepsinin paylaştığı temel DNA yapısının bilgisayar modelini çıkardı.

Çalışmalarında vardıkları sonucu Genom Araştırması -Genome Research- dergisinde yayımladılar.

Bilimadamları yaptıkları işi halihazırda yollarda olan türlü çeşit aracı birbiriyle karşılaştırarak ilk otomobilin nasıl bir şey olduğunu tahmin etmeye benzetiyor.

Bilgisayar modeli

Otomobiller çeşitli markalar altında zamanla birbirinden farklı özellikler kazanmış olsa da hepsini aynı kategoride buluşturan bir ortak payda var: 4 lastik tekerlek, motor, dümen, silecek gibi.

En eski memelinin DNA yapısını yeniden kurgulamak için araştırmacılar günümüzün memelilerinden domuz, at, kedi, köpek, yarasa, fare, tavşan, goril, şempanze ve insanın genlerini karşılaştırdı:

Projenin başkanı David Haussler, ‘tamamen bilgisayar ortamında yaptığımız bir araştırma’ diyor.

İnsan genlerini diğer canlıların genleriyle karşılaştıran araştırmalar son yıllarda giderek hız kazandı.

‘Karşılaştırmalı genom bilim’ diye adlandırılan bu çalışmalarda amaç, insanın yapı taşlarının evrimsel tarihine ışık tutmak.

Bir tür kır faresi

İlk memeli atamız bir kır faresine benziyor

Fareler ve insanlar

David Haussler, ortak bir ata teorisinin birçok bilinmezi aydınlatmasını umuyor:

”İnsanın gen haritasında belli bir DNA parçasının mesela farede bulunmadığını gördük… İnsandaki sözkonusu DNA zinciri acaba ilk memeliden mi kalma; yoksa değil mi? Fare, bu DNA parçasını kendi evrimi sırasında mı kaybetti? Bu gibi sorulara yanıt bulmak için ilk memelilerin nasıl yaratıklar olduğunu düşünmemiz gerekiyor.”

Elbette, geçmişin genetik bilgisine ulaşma gayreti akla ‘Jurassic Park’ filmini getiriyor.

Belki türü yokolmuş, antik çağlardan kalma bir fosil parçası, genlerinden yeniden yaratılabilir?

Bilimadamları bu soruya derhal ‘hayır’ diye yanıt veriyor.

Nedeni ise herşeyden önce ilk memelinin DNA kodunun tümünü değil, sadece bir kısmını yeniden kurgulamış olmaları.

Belki yüzde 98’lik doğruluk payıyla ilk memelinin genomunu tahmin etmiş olabileceklerini; fakat genetikte yüzde 1’lik bir sapmanın dahi dev bir farka işaret ettiğini belirtiyorlar.

Kaynak:

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2004/12/041201_dna-reconstructed.shtml

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s