National Egonomik gururla sunar: Soyları tükenen inanılmaz yaratıklar! Teknolojinin tüm imkanlarından yararlanarak ve “hep kakara kikiri nereye kadar len, biraz da faydalı şeyler öğrenelim” düşüncesiyle hazırladığımız bu yazının; öğrencilerimizin derslerine, gece gündüz kod yazmaktan dünyayı if ve else’lerden ibaret sanmaya başlayan webmaster arkadaşlarımızın zihinlerine, ayrıca sosyal medyada cambazlık yapmaktan başka hiç bir faydalı araştırmaya girişmeyen yeni ergen dostlarımızın beyinlerine faydalı olacağını düşünüyoruz. Unutmayınız: bilim dergileri arasında National Geographic neyse, çanak antende Discovery kanal neyse, blog camiasında da Egonomik odur sayın seyirciler. Servis sağlayıcınızdan ısrarla isteyiniz.

Cehennem domuzu, Terminatör domuz” (yukarıdaki resim) gibi lakaplarla çağırılan bu canlının adı Entelodont ve yaklaşık yarım ton ağırlığa sahip. Kendi ismini taşıyan özel bir kurşunla öldürülen (domuz kurşunu) tek canlının domuz olduğunu ve çiftçilerin bugün 50-100 kiloluk versiyonlarıyla bile başedemediğini düşününce insanın ister istemez “iyiki soyu tükenmiş” diyesi geliyor.

Baluchitherium, soyu yaklaşık 20-30 milyon yıl önce tükenmiş, gergedan cinsinden olduğu düşünülen bir hayvanatör. Hayvanatör diyorum çünkü kendilerinin şimdiye kadar karada yaşamış en büyük memeli olduğu düşünülüyor, Moğolistan’da bulunan bir fosilde sadece kafatasının 1.2 metre ölçüldüğünü söylersem sanırım ne demek istediğim daha net anlaşılacaktır. Bu da muhtemelen evinizin çevresinde dolaşmasından rahatsız olacağınız tür canlılardan.

İrlandalı Elk (The Irish Elk – Kanada Geyiği) soyu 5.000 yıl önce tükenen, yaklaşık 5 metre boyunda, vücuduna göre orantısız duran boynuzları ise 2-3 metreye kadar büyüyebilen bir canlı. Uzmanlar boynuzlarını bugünkü vücut geliştiriciler gibi kendi isteğiyle çalışarak büyüttüğü kanaatindeymiş. Ben ise kendileri hakkında “ne et çıkardı bundan var ya, Cüneyt abi görmesin yeni evlendiği karısını bırakır bunun peşinden giderdi” türü düşüncelere sahibim.

Bir Volkswagen Beetle (Vosvos) ile aynı büyüklüğe sahip olan bu canlının adı Glyptodon. Şimdiye kadar yaşamış pek fazla memeliye nasip olmayan “zırhlı” bir yapıya ve kodummu oturtacak güçte bir kuyruğa sahip. Tüm bunlara rağmen oldukça naif bir hayvan, tek maksadı etliye sütlüye bulaşmadan nehir kıyılarında kendi halinde takılıp bitki kökleri ile beslenmek.

Bu hayvana (Hatzegopteryx) resmen yazık. Dinazor desen değil kuş desen hiç değil, zaten bu sebeple olsa gerek bilim insanları kendisine “Kanatlı kertenkele” şeklinde seslenmeyi uygun görmüş. Öyle ne idüğü belirsiz, 12 metrelik kanat genişliği ve 2 metrelik gagasıyla etrafta koşuşturup durmuş garibim.

Eğer “hayvanoğlu hayvan” tabirini bir canlı için ağız dolusu kullanma ihtiyacı hissetseydim, seçimimi Megalodon‘dan yana kullanırdım. 1.5 – 2 milyon yıl önce yaşadığı düşünülen, büyük beyaz köpekbalığının atası olarak kabul edilen bu canlının boyu 20-30 metreye kadar çıkabiliyormuş. 17 cm uzunluğundaki dişleriyle bilmem kaç ton basınçla ısıran bu yaratığı o dönem bir şekilde denizden çıkarabilme şansımız olsaydı, eminim deniz seviyesinde ciddi biçimde düşüş gözlemlerdik.

112 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen Suchomimus, yaklaşık 13 metre uzunluğunda ve günümüzde yaşayan timsahlarla büyük benzerlikler gösteren ilginç bir canlı. Ben şahsen bunların soyunun tükenmesinin ardından sıranın timsahlara ve comodo ejderlerine gelmesini dilerdim. Güzel memleketimin herhangi bir köşesinde yaşamıyor olsalar da, dünyanın öbür ucundan, on kaplan gücünde kıtalararası bir korkuyla tırsıyorum kendilerinden.

Yine günümüz gergedanlarının atalarından kabul edilen Elasmotherium‘un, dev boynuzu ve hantal görünüşüne rağmen oldukça çevik bir hayvan olduğu ve dört nala koşabildiği düşünülüyor. Her ne kadar otobur bir hayvan cinsi olsalar da bunlardan biriyle hiç bir koşulda karşılaşmak istemezdim.

Zebranın yandan çarklısı gibi duran bu hayvanın adı literatürde Guagga olarak geçiyor. Zaten hem zebra hem de at ile akrabalığı varmış. Bilinen son Guagga yaklaşık 100 yıl önce görülmüş fakat tarihten özür dilemeye çalışan insanoğlu, bu hayvanatı Afrika topraklarına yeniden kavuşturmak için 1987 yılında Quagga Project isimli bir yeniden yapılandırma projesine başlamış.

Thylacine bugün soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Tazmanya Canavarı’nın atası olarak kabul ediliyor. Her ne kadar soyu uzun zaman önce tükenmiş olsa da geçtiğimiz 100 yıl içerisinde yer yer görüldüğü iddia edilmiş. Yaşayan en büyük etobur keseli hayvan olduğu söyleniyor.

Therizinosaurus tipinden de rahatlıkla anlaşılabileceği üzere her haliyle pis bir hayvan. Yani sırf bu hayvan bugün yaşamıyor diye durup durup kendi kendimize sevinebiliriz. Canlandırma resimler illaki sanatçılara göre değişiklikler gösterecektir (neticede dış dokularını kafadan çiziyorlar) ama o pençeler nedir öyle ya? Metre hesabı ile ölçülen pençelerden bahsediyoruz. Şayet paleontolog amcalar tutup kocaman bir hayvanın kaburgalarını bu hayvana “pençe” diye monte etmedilerse ben gönül rahatlığıyla “iyiki ölmüş lan” derim yani.

Yüce Mevlam biz gariban insanlar her on saniyede bir kitleler halinde “gıda edilmeden” yaşayabilelim, insanlık tarihi 5-6 haneli rakamlarla ifade edilebilsin diye tüm bu hayvanların soylarını tüketmiş resmen.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaynak:

http://www.egonomik.com/2010/09/soylari-tukenen-inanilmaz-yaratiklar/#more-13267

One response »

  1. Emine Okutansoy diyor ki:

    Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s