Pangea, Dünya’da yaşam başladığında bütün kıtaların bir ada gibi birbiriyle birleşik haline verilen addır. Pangea sonradan ikiye bölünmüş, bu bölünmeden sonra güney de kalan kısmına Gondvana, kuzeyde kalan kısmına Laurasia adı verilmiştir. Gondvana sonradan Antarktika, Güney Amerika, Avustralya ve Afrika Kıtaları olarak ayrılmıştır. Laurasia ise Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Kıtaları olarak ayrılmıştır. Pangea şu anki haline gelene kadar belli evreler geçirmiştir.
.
Evreler 

  • Permiyen 225 milyon yıl önce,
  • Trias 200 milyon yıl önce,
  • Jura 135 milyon yıl önce,
  • Kretase 65 milyon yıl önce,
Evreleri

Permiyen Dönem, Paleozoik zamanın altıncı alt bölümü olarak Permiyen kayaç sistemlerinin oluştuğu jeolojik zaman dilimidir. Günümüzden 292 milyon yıl önce başlayıp 251 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilir.

Deniz yaşamı

Karbonifer Dönemin sonunda bir kitlesel yok oluş yaşanmadığı için deniz yaşamı da kara yaşamı gibi Karbonifer’in devamı niteliğindedir.

Kara yaşamı 

Karaların büyük bir bölümünde süren kurak iklim yağmur ormanlarını olumsuz etkilemiştir. Dönemin sonlarında doğru yağmur ormanları neredeyse tümüyle ortadan kalkmıştır. Karasal flora baskın olarak kozalaklı bitkilerin de arasında bulunduğu açık tohumlularca oluşturuluyordu.

Permiyen omurgalı faunası yaygın bir gelişme ve çeşitlenme yaşadı. İki yaşamlı Labyrinthodontlar ve memeli benzeri sürüngenler de dahil, sürüngenlerin yükseldiği dönemdir. Permiyen sürüngenlerinin fosil kayıtları oldukça kalabalıktır.

Kitlesel yok oluş 

Permiyen sonunda görülen ve tüm türlerin %90-95’inin ortadan kalktığı yok oluş Fanerozoiğin en büyük yok oluşudur. Karasal yaşamın görece daha az etkilendiği yok oluşta, omurgalı, böcek ve bitkilerin dahil olduğu karasal türlerin %70’i ortadan kalktı. Bitkiler de yok oluştan ciddi biçimde etkilendi; ancak, büyük bitki grupları hayvanlar gibi tamamen yok olmadı.

Bu kitlesel yok oluşa neyin ya da nelerin neden olduğu bugün için halen tartışmalı bir konudur. Pek çok bilim adamı bir gök cisminin dünyaya çarpması tezini kabul ederken, deniz yaşamının % 90’ı ortadan kalkmasına karşın kara sürüngenlerinin üçte ikisinin kurtulmuş olması, başkaca nedenlerin olması gerektiğini savunan bilim adamları için gerekçe teşkil etmektedir. Küresel soğuma, deniz tabanındaki ve özellikle Sibirya’daki volkanik etkinlikler bu nedenler arasındadır.

Trias Dönemi, Mezozoik Zamanın birinci alt bölümü olan jeolojik zaman dilimidir. Günümüzden 251 milyon yıl önce başlayıp 205 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilir.

Yeryüzü ve iklim 

Dönemin sonlarına doğru, Paleozoik Zaman’ın sonlarında oluşan tek kıta Pangea, parçalanmaya başlar. Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa Pangea’dan koparlar. Pangea’nın varlığını sürdürdüğü dönemler boyunca yaşanan kurak ve karasal iklim, kıtanın iç kesimlerinde yerini çöl iklimine bırakmaktadır.

Deniz yaşamı 

Trias’da deniz yaşamı bugünkü görünümü alır. En önemli fark, dev deniz sürüngenlerinin hakim yırtıcı türleri oluşturmasıdır. Su Kaplumbağaları ve Timsahlar da bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Günümüz mercanları ilk kez Tetis denizinde ortaya çıkar. Tetis, mercan resiflerinin yoğun olduğu tropik bir denize dönüşür.

Kara yaşamı 

Pangea’nın kurak kesimlerinde sporlu bitkilerin yanı sıra açık tohumlulardan özellikle kozalaklılar yaygındır.
İlk memeliler de Trias’ın sonlarında ortaya çıkmıştır. Bunlar, oldukça küçük cüsseli canlılardır. Dinozorların ilk türleri de bu döneme aittir.

Kitlesel yok oluş 

Trias’ın sonunda, nedeni bugün için net olarak bilinmeyen bir kitlesel yok oluş yaşanmıştır. Hayvan türlerinin yüzde otuzbeşi, deniz yaşamının ise yüzde ellisi bu yok oluştan etkilendi. İlk Dinozorlar da tümüyle yok oldular.

Süper Kıta Pangea‘nın parçalanmasından sonra güneyde kalan kısma Gondvana ve Laurasia (Aslı Gondwanaland) denmiştir. Günümüzde Güney Yarımküre‘de bulunan AntarktikaGüney AmerikaAfrika(Madagaskar Dahil), AvustralyaYeni Gine ve Yeni Zellanda ve günümüzde Kuzey Yarımküre‘de bulunan Arap Yarımadası‘nı ve Hint Yarımadası‘nı içine almaktaydı.
Kıtanın adı Hindistan’ın merkez bölgelerinden Gondwana bölgesiyle ilişkilendirilir. Ayrıca Sanskritçe‘de Gondvana Gond Ormanı anlamına gelir.

Jura Devri, Mezozoik zamanın Trias’tan sonra gelen, yani ikinci dönemidir. 205.1 milyon yıl önce ve 142 milyon yıl önce arasıdır.

Jura Dönemi’nde tek kıta Pangea, kuzeye doğru kayarken, kuzey enlemlerinde sıkışıyordu ve parçalanmaya başlıyordu. Parçalar birbirinden uzaklaşmaya başladılar. Bu uzaklaşma aralarında geniş ve uzun yarıklar oluşturdu. Bu yarıklar boyunca pek çok volkanik etkinlik yaşanmıştır. İzleyen Kretase Dönemi’nde bugünkü Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika birbirinden ince bir deniz çizgisiyle ayrılmış olacaktır.

Jura iklimi Trias’a göre daha yumuşak, iklimler arası farklılıklar belirsizdi. Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü. Artan nem miktarıyla birlikte bitki yaşamı daha güçlendi. Dönemin büyük bölümünde kutuplarda buzul yoktu ve bunun bir sonucu olarakdeniz seviyesi yüksekti. Yükselen denizler, kıtaların bir bölümünün üzerini örttü.

Trias’ın sonunda gerçekleşen küçük bir yok oluş, Jura’da dinozorların yayılmasına fırsat verdi. Dinozorlar çeşitlenip gelişti, dev boyutlara ulaştı. Jura’nın başında Diplodocus ve Apatosaurus gibi devasa sauropod dinozorlar çeşitlendi. Allosaurus veCompsognathus gibi etçil theropodlar da sayıca bollaştı. Kuş benzeri dinozorlar yaygınlaşırken, Archaeopteryx gibi dinozor benzeri ilkel kuşlar dönemin sonunda ortaya çıktı.

Dinozorlar karada hüküm sürerken, bilinen en büyük uçan omurgalılar olan Pterosaurslar gökyüzünde yaygınlaştı. Ichthyosaurslar, plesiosaurslar ve dev deniz timsahları, denizlerde sürüngen hanedanın temsilcileri olarak besin zincirinin en üstünde yerlerini aldı.

Jura’da sürüngenlerin ezici üstünlüğü olsa da, ilkel memeliler bu dönemde gelişme ve çeşitlenmelerine devam etti. İlk çiçekli bitkilerin de Jura’nın sonlarına doğru evrimleştiği düşünülüyor.

Juranın sonunda küçük bir kitlesel yok oluş meydana gelir. Yok oluştan karasal ekosistemler, özellikle dinozorlar, pek fazla etkilenmez. Ammonitlerin pekçok cinsi, deniz sürüngenleri, midye ve istiridye türlerinin %80’i ve pek çok sığ su canlısı yok olur. Bu yok oluşun sebebi bilinmiyor. Ancak deniz tabanındaki çok büyük metan yataklarının boşalmasının tetiklediği bir dizi olayın yok oluşa neden olabileceğine dair kuşkular var. Jura’dan sonra Kretase dönemi başladı.

Jura Devri’nin dönüm noktaları 

  • 205.1 -142 milyon yıl önce Pangea parçalanmaya başlar
  • Ekvatoral ve nemli olan iklim dönem boyunca gittikçe yumuşar
  • Dinozorlar karasal ekosistemlerin baskın omurgalı grubu olur
  • Denizlerde sürüngenler çağı başlar
  • Sürüngenler gökyüzünün de hakimi olur
  • Belemmitler denizlerde yaygınlaşıp çeşitlenir
  • Bitkiler dünyasında “Sikatların Çağı”
  • Kuşların ortaya çıkması

Kretase Dönemi, Mezozoik Zaman’ın üç alt bölümünden sonuncusudur. Günümüzden 142 milyon yıl önce başlayıp 65 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilir.

Kretase, Tebeşir Dönemi olarak da bilinir. Bu döneme tarihlenen kayaçlarda bolca tebeşir bulunması, döneme bu adın verilmesine neden olmuştur. Tebeşir, ölü planktonların deniz tabanına çökmesi sonucunda su basıncının etkisiyle oluşmaktadır.

Yeryüzü ve iklim
Kıtaların parçalanma ve kayma süreci dönem boyunca devam eder. Antarktika ve Avustralya dönem sonunda birbirinden koparlar. Hindistan ve Madagaskar, kuzey doğu yönünde ilerlemeye devam etmektedir. İtalya ve Yunanistan, Tetis içinde tek bir kütle olarak Avrupa kıtasına yaklaşmaktadır. Avrasya halen bir bütün halindedir. Ayrılmış olan Kuzey Amerika dönem sonlarında Batı Avrupa’yla çarpışır. Hindi-Çini ise Avrasya kıtasına sokulmaktadır. Dönemin sonlarına doğru Güney Amerika da Afrika’dan ayrılır.
Kretase’de de Jura’da olduğu gibi ılıman ve yağışlı bir iklim gezegene hakimdir. Mevsimsel farklılıklar belirgin değildir. Karaların hemen hemen aynı seviyede olması, yükseltilerin olmaması bunda etkindir. Kutuplarda buzullar yoktur ve deniz seviyeleri yüksektir.
Deniz yaşamı
Ilıman bir iklim, mevsim farklılıklarının belirgin olmaması, karalarda yağışların fazla olmasıyla denizlere taşınan minerallerin bolluğu, sığ denizlerin yaygınlığı, denizlerde özellikle planktonik yaşamın büyük ölçüde yaygınlaşmasına yol açmıştır. Planktonlarla beslenen deniz canlıları açısından son derece uygun olan bu ortamda, sığ ve ılıman denizlerde resifler hızla yayılmıştır.
Resiflerin yaygınlaşması pek çok canlı türünün de gelişmesine geniş bir ortam oluşturmuştur. Bugün bilinen türleriyle midyeler, istiridyeler, deniz kestanesi gibi türlerin yanı sıra, ahtapot, yengeç, ıstakoz gibi gelişmiş kabuklular da yaygınlaşmıştır.
Orta ve derin sularda kıkırdaklı dev yırtıcılar varlık gösterirken sığ sularda su ortamına uyum sağlamış olan sürüngen türleri yaygınlaşmıştır. Her iki grup da Kretase boyunca giderek daha iri cüsseli olma eğilimi göstermişlerdir.
Kara yaşamı
Bir önceki dönem olan Jura döneminin baskın florası, Kretase’nin sonlarına kadar baskın olmaya devam etmiştir. Kretase’nin başlarında ortaya çıkmaya başlayan ve sonlarına doğru baskın bitki türü olan çiçekli bitkiler, bu dönemin evrimsel çizgisine damgasını vuran belirtin bir evrimsel aşamadır. Başlarda ekvator kuşağında, yağışların azalmasıyla ormanların aleyhine yaygınlaşan otsu bitkiler arasında ve giderek daha kuzey enlemlerde orman tabanında, otsu bitkiler olarak ortaya çıkan çiçekli bitkiler, Kretase’nin sonlarına doğru kozalaklı orman alanlarında da hızla yayıldılar. Meşe türleri, akçaağaç, manolya, ceviz, huş ve dişbudak ağaçları, çiçekli odunsu bitkilerin bugüne ulaşan biçimleridir.
Günümüzdeki floranın yüzde doksan, doksan beşinin çiçekli bitkilerden oluşmasına kadar gelişen açılım, Kretase’de ortaya çıkmış ve izleyen dönemlerde başarılı bir biçimde yaygınlaşmıştır. Çiçekli bitkilerin bu avantajı, üreme ve yayılma olanakları açısından böcekler gibi canlı türlerinden de yararlanmış olmalarına bağlı olmuştur.
Jura döneminden gelen Dinozorların yanı sıra yeni türler de bu dönemde ortaya çıkmıştır. Kretase Dönemi, Dinozorların altın çağı olmuştur. dinozorlar yok olunca insan oğlu çıkmıştır.
Kitlesel yok oluş
Kretase’nin sonunda bir göktaşının gezegene çarpmasıyla tüm yaşam türlerinin % 70-80 i yok olmuştur.(yada diğer bir varsayım dönemdeki ani iklim değişiklikleri sonucu sıcaklığın düşmesi) Bu yok oluştan en fazla etkilenenler genel olarak sürüngenler ve özel olarak da Dinozorlardır. Tüm Dinozor türleri ortadan kalkmıştır.
Kretase Dönemin sonunu ve –eski yıllarda Tersiyer Dönem olarak tanımlanan- bir sonraki dönemi başlatan bu olaya, “Kretase / Tersiyer Yok Oluşu”nun kısaltılmış ifadesi olarak “K/T Olayı” denile gelmiştir.

Msxlabs.org

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s