Gasterosteus aculeatus

Bir soru: Aileden çocuklara geçen genetik özellikler (mavi veya yeşil göz, beyaz ten, kalıtsal rahatsızlıklar) evrime kanıt olabilir mi? Lise hayatımda bunlar çevresel ve kalıtsal olduğu için evrim ile alakası olmadığı söylenip geçiştirilmişti. Bu doğru mu?

İster insan için, ister başka bir canlı türü için söylenmiş olsun, sahip olunan genetik çeşitliliğin evrim ile nasıl ilişkisi olduğunu tanımlayabilmek için “belirli bir coğrafyada yaşayan bir türün çeşitli popülasyonları ve bu popülasyon içinde yaşayan bireyleri arasında daima farklı kalıtsal veya genetik özellikler bulunduğu” göz önünde bulundurulmalıdır. Bu farklı genetik özellikler de o populasyona genetik çeşitlilik ve zenginlik sağlar. Yalnız bu farklı genetik özellikler yalnız başına henüz yeni bir türün oluşmasına ve tüm bir popülasyonun evrimine yol açmaz. Bunun için birden çok faktörün biraraya gelmesi ve türleşmeye yol açması lazım. Buna rağmen tanımı gereği Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı ve daha önce sahip olmadığı yeni özellikler kazanma sürecine denir.

Bu anlamda sizin de sorunuzda doğru bir şekilde örneklediğiniz gibi insanlardaki mavi göz rengi Kopenhagen Üniversitesi’nden genetikçi Hans Eiberg’in ifadesine göre günümüzden 6 bin ile 10 bin yıl önce Karadeniz’in Kuzey Doğusunda kalan bir bölgede meydana gelmiş basit bir mutasyonun ürünüdür. Yani yeni kazanılmış bir özelliktir. Bu nedenle mavi göz evrime örnek teşkil eder ancak bu bir türleşme olayı değildir. Yani mavi göz rengiyle birlikte yeni bir insan türü oluşmamıştır.

Bilindiği gibi genlerde aynı karakteristik özelliği kodlayan fakat farklı şifreler taşıdığı için farklı özelliklerin de ortaya çıkmasını sağlayan genlerden her birine alel diyoruz. Örneğin insanlarda göz rengini belirleyen genin ela rengini ortaya çıkaran biçimi ile kahverengi rengi ortaya çıkaran biçimi birer aleldir. Bunun gibi bir türün hem popülasyonları arasında hem de bir popülasyonun bireyleri arasında bunun gibi birçok çeşitli genetik farklılıklar vardır. Daha önce olmayan ve yeni oluşan bu genetik farklılıklara da evrim diyoruz.

Şimdi türleşmenin nasıl oluştuğunu daha yakından inceleyecek olursak, olası bir doğal felakette veya türün yaşadığı ekolojik sistem içinde baş gösteren ciddi çevre değişikliklerinde, kısaca bir tür için olumsuz olabilecek herhangi bir değişimde, tür içinde var olan bu farklı genotiplerden hangisinin ayakta kalacağı ve bu türün gen havuzunda bulunan özelliklerden hangisinin geride kalabileceği bu gibi çevresel faktörlere ve doğal seçilimlere bağlı olduğunu göz önünde bulunduralım. Bunun yanında bir tür veya popülasyon içinde küçük bir grubun, üreme açısında ana gruptan izole hale gelmesi ve ana grup bireyleriyle artık çiftleşemeyecek kadar değişikliğe uğraması da canlıların türleşmesine yol açacağını hatırlayalım. Burada özellikle “genetik sürüklenme” olarak da tanımlanan ve bazen rastlantısal olan seçilimler de, evrimsel süreçlerin temel mekanizmalarından biri olarak önem kazanmaktadır.

Buna dair kolay anlaşılabilecek bir örnek verecek olursak: 

“Fırtına sonrası deniz akımının etkisine maruz kalan bir veya birden çok canlının bir ağaç kütüğü yardımıyla eski yaşam alanından kopup başka bir ekolojik sisteme, mesela okyanustaki herhangi bir adaya sürüklenmesi olayı…” Buna biyolojide “coğrafi yalıtım” veya “coğrafi izolasyon” da diyoruz. Bu izole topluluk genetik sürüklenme sonucu yeni yaşam alanlarında daha farklı seçici baskılara maruz kalacakları için genotipik farklılaşmaya uğrar ve bu topluluğun nesilleri uzun bir süre sonra mesela diğer topluluğun nesilleriyle tekrar bir araya gelince o kadar evrimleşmiş olurlar ki artık birbirleriyle çiftleşemeyecek ve gen alış verişi yapamayacak duruma gelmişlerdir. Bir populasyonun diğerinden gitgide farklılaşarak türleşmesi (yani yeni bir tür oluşturması) yeni bir yaşam alanına göç etmek zorunda kalmış canlı türlerin beraberinde de ne tür bir gen havuzu getirdiklerine bağlı olup bu gibi rastlantısal çevre olaylarıyla da yakından ilişkilidir.

Yine aynı şekilde göl, çevresiyle ilişkisi kopan derin vadi veya ada gibi izole olmuş ortamlara rüzgar veya başka canlıların vücudu gibi herhangi bir vasıtayla ulaşan bitki tohumları veya hayvan türleri, genellikle ulaştıkları yeni ortamlarda koloniler oluştururlar. Bu birkaç kurucu bireylerin genlerindeki alellerde genetik farklılıkların ve çeşitliliklerin görülme sıklığı, genellikle geride bıraktıkları popülasyonun alellerinde olduğundan ve diğer bireylerinin çoğundan farklıdır. Bu farklılıklar, yeni ortamda türeyen popülasyon üzerinde uzun süreli evrimsel etkiler yaratırlar. Hawaii Adaları gibi birbirinden daha çok izole kalmış takım adalarda görülen türler çeşitliliğinin, birbirine temas eden ana karalardan fazla olmasının nedeni, bu kurucu prensibi ile ilişkilidir.

Bunun yanında bazı genler ve kalıtsal özellikler diğerlerine göre daha az yaşama ve daha az üreyebilme şansına sahip olduğundan da elenmektedirler. Eğer yaşadıkları ortama daha iyi uyum sağlayabilmiş ve yaşam mücadelesinde başarılı olmuş bireyler aynı zamanda hayatta kalabilme, ergenlik yaşına ulaşabilme ve üreme olanakları yönünden de daha avantajlı konumda olurlar. Bundan dolayı, sahip oldukları bu elverişli özellikler de bir sonraki nesile aktarılır ve o türün gen havuzunda daha yaygın hale gelir. Bilindiği gibi doğal seçilim denilen mekanizma çevreye uyumlu olan varyasyonlanara sahip bireyleri seçip, diğerlerini elemektedir. Bu durum canlıların çevreleri ile uyum içinde olmalarını açıklamaktadır.

Özetlersek türleşmeye etki eden birçok faktörler populasyonların bölünmesini sağlayarak popülasyon veya bireyler arasında halihazırda var olan farklı genetik özellikler yeni biyolojik türlerin oluşmasına yol açabilir. Türleşmeye ve biyolojik çeşitliliğe sebep olan faktörler ve mekanizmaları maddeler halinde sıralarsak, bunlar:

    – Mutasyonlar
    – Göçler yoluyla popülasyona yeni genlerin girmesi veya popülasyondan bazı genlerin ayrılması
    – Popülasyonda rastlantısal faktörlerle genetik kayma oluşması (örneğin sel, fırtına, volkanik patlama, yangın gibi etkenlerin popülasyonun belli bir bölümünü ortadan kaldırması)
    – Çiftleşmede eş seçimi (hayatta kalma konusunda avantaj sağlayacak genetik özelliklere sahip eşlerin seçimi)
    – Eşeyli üreme (crossing over ve genetik rekombinasyon genlerin rastlantısal karışımını sağlar ve her döllenmede iki farklı genom birleşir)
    – Çekinik genler de genotipte saklanır
    – Heterozigot avantajı (daha fazla üreme)
    -Coğrafi İzolasyon yoluyla türleşme
    – Adaptif Yayılma: organizma grubunun ani (jeolojik zaman ölçeğinde binlerce yıl) çeşitlenmesi
    – Simpatrik Türleşme: coğrafi izolasyon olmadan gercekleşen türleşme
    – Autopolyploid: Canlı içinde kromozom sayısının iki katına çıkması
    – Allopolyploid: İki farklı türün türler arası hibrid ortaya çıkarması. Özellikle bitkiler arasında yaygındır.
    – Türleşmede eşeyli üremenin de önemli rolü vardır.

Bunun yanında doğada ve labaratuvar ortamında görülmüş şu türleşme örnekleri de aşağıda belirtilmiştir:

-Türleşme süreci laboratuar koşullarında meyve sineği üzerinde yapılan çalışmalarla da deneysel olarak gösterilmiştir. (Dobzhansky, Th., and O. Pavlovsky, 1971. “An experimentally created incipient species of Drosophila”, Nature 23:289-292).

– Avrupa’dan Amerika’ya 20. yüzyılın başlarında getirilen “goatsbeards” adı verilen üç çeşit vahşi çiçeğin 20-30 yıl gibi bir süre içinde, Amerika kıtasına yayılması ve 1940′lı yıllardan sonra iki farklı türünün ortaya çıkışı gözlenmiştir. (“Tür” kavramının tanımı gereği, bu türler, mevcut diğer “goatsbeards” türleriyle üreyememekte, yalnızca kendi aralarında üreyebilmektedirler).

– Faroe adası ev faresinin insanlar tarafindan adaya getirildikten sonra, 250 yıl gibi kısa bir zamanda gözlenen türleşmesi (Stanley, S., 1979. Macroevolution: Pattern and Process, San Francisco, W.H. Freeman and Company. p. 41)

– Nagubago gölünde, izolasyon sebebiyle cichlid balıklarının 4000 yil gibi bir süre içinde 5 ayrı türünün oluşması. (Mayr, E., 1970. Populations, Species, and Evolution, Massachusetts, Harvard University Press. p. 348)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s