Günümüz verileri ışığında (zoolojik anlamda Memeliler sınıfına giren ve Primat’lar takımının bir türü olup) yaklaşık 7-7.5 milyon yıl öncelerinden itibaren “insanlaşma” yönünde, önceleri çeşitli bedensel (biyolojik) ve daha sonraları da zihinsel (kültürel) değişimler geçirmiş olan insanın, doğada yaşayan diğer canlılara kıyasla farklı bir evrimsel geçmişi olması dikkat çekicidir.

***

Doğada, insan dışındaki tüm günümüz canlıların evrimi yalnızca biyolojik içerikli olmasına rağmen, insanın evrimi hem biyolojik ve hem de kültürel, yani “biyokültürel” özelliklere sahiptir. Bu da insan evrimini yönlendiren etkenlerin, diğer tüm canlılarda olduğu gibi sadece genlerine bağlı olmadığı, buna ilave olarak bizzat kendisi tarafından oluşturulup, geliştirilen farklı türdeki kültürel (zihinsel) öğelerin de ağırlıklı olarak onun evrimini doğrudan etkilediği ve yönlendirdiği anlamına gelir. Başka bir deyişle, yalnızca insana özgü olup, onun tarafından gerçekleştirilen kültürel oluşumların söz konusu bu canlının evrimsel nitelikteki bedensel değişimlerini doğrudan etkilediği bir vakıadır. Özetle, zaman içinde yer alan biyolojik değişimler ile gerçekleştirilen kültürel oluşumlar arasındaki geri beslemeli etki-tepki ilişkileri, genel anlamda zihinsel nitelikleri ağır basan karmaşık türden bütünsel bir yumağı meydana getirmekte ve sonuçta da insanın evrimsel açıdan söz konusu işte bu biricikliğine işaret etmektedir.

Aynı ortak kökten gelen insansı maymungiller (Pongid) ve insanların (Hominid’ler) birbirlerinden ayrılarak bunların her birinin evrimini kendi yönünde sürdürmeye başladığı hemen hemen 7-7.5 milyon yıl önceleri ile yaklaşık 4 milyon yıl önceleri arasında kalan süre, insanın “insanlaşma” aşaması boyunca bedensel nitelikteki temel değişimlerinin bazılarının gerçekleştiği dönemdir ve bu süreç bir “geçiş dönemi” olarak da değerlendirilebilir. Söz konusu bu zaman dilimi boyunca karşılaşılan öncül Hominid’ler arasında Sahelanthropus tchadensis, Orrorin tugensis, Ardipithecus kadabba ve Ardipithecus ramidus dikkat çeken önemli fosil bulguları oluşturur. Günümüz verilerine göre; insanın evrimsel oluşumunun başlangıç dönemini kapsayan ve Pongid-Hominid örnekleri arasındaki temel farklılaşma aşamasını içeren bu süreç boyunca karşılaşılan en eski Hominid örneklerinin tümünün, esas itibariyle iki ayak üzerinde ve dik olarak yürümüş/hareket etmiş olmasına rağmen (bir genellemeye gidilecek olursa, Ardipithecus ramidus örneğinde olduğu gibi tutma kabiliyeti olan dışa yönelik ayak başparmakları ve bacaklarına kıyasla daha uzun olan kolları gibi ortak köklerinden kaynaklanan kalıtsal nitelikteki bazı bedensel özelliklerine dayanarak) hâlâ Pongid soydaşları gibi ağaçlara tırmanabilme yeteneklerini kısmen de olsa muhafaza ettikleri söylenebilir.

Prof. Dr. Güven ARSEBÜK

Aktüel Arkeoloji

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s