Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.


Mezosoik Çağı’nda yaşayan kuşlar

Kuşlar, günümüzden milyonlarca yıl önce bugün olduklarından çok farklıydı. Dev dişleri, uzun burunları ve kemikli kuyrukları vardı. Los Angeles Ulusal Tarih Müzesi’nden Luis Chiappe, “Mesozoik Çağ’da kuş gözlemi yapmaya çıkmak gerçekten çok farklı bir deneyim olurdu” diyor. 250 ile 65 milyon yıl öncesindeki dönemi kapsayan Mesozoik Çağ’da, Dünya’nın kendisi de bugünkünden çok farklıydı. Atmosfer çok daha sıcaktı ve buzullar henüz yoktu. Kıtalar, bugünkü hallerine daha gelmemiş, okyanus seviyesi bugünkü seviyeye inmemişti.

Wired dergisi, Çin’de yapılan arkelojik kazılarda ortaya çıkarılan 120-125 milyon yıl öncesine ait kuşların fosillerini tanıttı. Modern kuşlar ile dinozorların dünyada hüküm sürdüğü dönemde yaşayan ataları arasındaki büyüklük farklı, kuşların kalça kemikleri karşılaştırılarak tespit ediliyor.

Jeholornis

Jeholornis, Mesozoik fosillerin en ilkel olanı. Çok küçük dişleri, kısa pençeli kanatları ve çok uzun kemikli bir kuyruğa sahipti. Chiappe, Jeholornis’in dalları kavrayabilen ayakları olduğunu belirtti. Bu da, Jeholornis’in vaktinin büyük kısmını ağaçlarda geçirdiğine işaret ediyor. Ancak hindi büyüklüğündeki bu kuşlar iyi uçamıyordu ve ancak bir ağaçtan diğerine ulaşabilen bir menzilleri vardı. Bu yüzden dinozorların da avı olabiliyorlardı.

Sapeornis

Akbaba büyüklüğünde olan Sapeornis, uzun, geniş kanatlara sahipti. Sadece üst çenesinde, kürek gibi dişleri vardı. Sapeornis’in midesi, tohum ve tahılları iyi sindirebilme özelliğine sahipti. Ayakları çok iyi kavrama yeteneğine sahip olan bu kuşun da ağırlıklı olarak ağaçlarda yaşadığı düşünülüyor.

Confuciusornis

Birçok farklı türü olan Confuciusornis, çok uzun kanatlara ve uzun tüylere sahipti. Bazılarnını, fotoğrafta görüldüğü gibi vücutları kadar uzun olan süs özelliği taşıyan tüyleri vardı. Karga büyüklüğündeki kuşun çok güçlü pençeleri vardı. Ancak Chiappe bu kuşun ağaçlara tırmanma özelliği olduğu konusunda şüpheli: “Pençeleri bu kadar uzun tüylere sahipken bir yüzeyi çok sıkı kavramaları mümkün değil.”

Araştırmacılar, antik göllerde yüzlerce Confuciusornis fosilinin yatabileceğini belirtiyor. Ancak bu kuşların yüzebildiğine dair bir kanıt bulunmuyor. Chiappe, “Bu kuşların göğüs kafesleri büyük ve kemikleri genişti. Kasları da doğru orantılı olarak gelişmiş olmalı. Bu da iyi uçtuklarını gösterir” dedi. Confuciusornis fosillerinin halleri, bu kuşlarının birçoğunun yanardağ patlaması gibi bir faciada öldüklerine işaret ediyor. Bu yüzden Confuciusornis fosilleri çok fazla ve arkeologların çalışmalarında önemli bir yer tutuyor.

Changchengornis

Changchengornis, kanca şeklinde kısa bir gagası, çatallı kuyruğu, desenli tüyleri ve ayağında dört pençesi olan bir kuştu. Kerkenez büyüklüğündeki kuş, akarabası olan Confuciusornis’den daha küçüktü.Chiappe, “Dişler yoktu. Büyük olasılıkla böcek yiyerek besleniyorlardı” dedi.

Longipteryx

Sığırcık büyüklüğündeki Longipteryx uzun kanatlara, güçlü pençelere ve uzun bir buruna sahipti. Chiappe, “Ancak dişleri yoktu, çünkü büyük dişleri vardı… Büyük olasılıkla balıkla besleniyordu. Burunlarına kadar uzanan dişleri, balıkları yakalamalarını kolaylaştırıyor olmalıydı” dedi. Longipteryx, iyi uçan kuşlardaki göğüs kemiği yapısına sahip değildi. Ancak küçük olmaları ve uzun kanatlara sahip olmaları, onların iyi uçmasını sağlıyordu.

Rapaxavis

Chiappe, “Rapaxavis çok küçük bir kuştu… Hafif bir bünyesi, uzun, çok ince bir burnu ve küçük dişleri vardı. Kendisiyle aynı dönemde var olmuş birçok kuşa kıyasla ellerinde pençeleri yoktu ancak ayaklarında dört tane vardı. Küçük kuş, büyük burnunu büyük olasılıkla kabuklular, kurtçuklar ve larvaları yakalamak için kullanıyordu. Leziz!

Pengornis

Genelde güvercin büyüklüğünde olan Pengornis, “Rusya’daki Ortodoks Kiliseleri’nin kubbelerine ve soğana benzeyen” dişlere sahipti. Bu dişler delmek için değil ancak, kabukları, salyangozları ve yengeçleri ezmek için birebirdi.

Hongshanornis

Hongshanornis, uzun bacakları ve uzun ayak parmakları olan bir kuştu. Rapaxavis gibi, o da kızılbacak boyutlarındaydı. Dalış uzmanı olan Hongshanornis, büyük olasılıkla suya yakın bölgelerde yaşıyor ve göl kıyılarındaki omurgasızlarla besleniyordu. Güçlü bür gagası olan kuşun dişleri o kadar küçük ki, bazı bilim insanları bu kuşun dişi olmadığını kabul ediyor. Hongshanornis aynı zamanda uzun kanatlara ve uzun tüyleri olan bir kuyruğa sahipti.

Eoenantiornis

Tünemeyi dseven bir kuş olan Eoenantiornis, yuvarlak bir kuyruğa, kısa bir buruna ve böcekleri bir güzel çiğnemesine yarayan çok keskin dişlere sahipti. Büyüklüğü bir sarı asma kuşu kadardı.

Longirostravis

Chiappe, “Longirostravis çok zarif, güzel bir kuştu” diyor. Küçük, çivi benzeri dişleri olan kuşun dişleri burnunun sonunda başlıyordu. Tıpkı Rapaxavis gibi, Longirostravis de sulak ve çamurlu bölgelerde omurgasız avına çıkıyordu.

Zhongornis

Chiappe, “Zhongornis, küçük, çok ilginç bir kuştu… Uzun ve kısa kuyruklu kuşların arasında bir yerdeydi” dedi. Serçe büyüklüğündeki kuş pençeli uzun “parmaklara”, kısa bir buruna, kısa kuyruğa sahipti. Dişleri olup olmadığı ise bilinmiyor.

Yanornis

Yanornis, anatomik yapısı modern kuşlara en çok benzeyen kuştu. Güvercin büyüklüğündeki kuş uzun bir buruna, yellenen bir kuyruğa ve iyi uçmasını sağlayan güçlü göğüs kemiği ve kaslarına sahipti. Sapeornis gibi bitkileri, tahılları, tohumları ve yaprakları iyi sindirebiliyordu. Bilim insanlarının midelerinde balık artıkları bulması, bu kuşların da göl yakınlarında yaşadığına işaret etti.

Etiketler ve kuşlarla ilgili diğer konular:  ,

Ntvmsbnc, Wired.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s