İDDİA: Genom projesi, evrim teorisi lehinde hiçbir bulgu ortaya koymamaktadır
YANIT: Genom projesi, evrim kuramının geçerliliğini gözler önüne serdi.
“Genom projesi, evrim teorisi lehinde hiçbir bulgu ortaya koymamaktadır. Aksine, canlılar arasında DNA ve gen yapılarına 
dayanılarak, bir ‘evrimsel hayat ağacı’ oluşturulamayacağını ortaya koymuş ve  Darvinizm’e büyük bir darbe indirmiştir.”
(http://www .harunyahya.org)

Genom projelerinin evrim kuramının geçerliğini bir kez daha-ayrıntılı olarak-gözler önüne serdiği ve evrimleşmenin dışında, canlı varlığı ve çeşitliliğini açıklayan başka herhangi bir yaklaşımı mutlak biçimde dışlayan bir olgusal kesinlik sağladığı iyi bilinir. Görece daha az sayıda genle yapılan karşılaştırma­lar ile yaşam ağacının çıkarılması -örneğin mitokondride yer alan sitokrom-C enziminin aminoasit ya da nükleotid dizileri farkının anatomi ve morfoloji açısından birbirine değişik akra­balık düzeyleri sergileyen canlılarda, moleküler yakınlık ölçüsü olarak kullanılması- genom dizileri öncesi evrimsel biyolojinin yaygın bir pratiğidir. 2000’li yılların başından itibaren, insan ve genetiğin gözde model canlısı Drosophila dahil, yüzlerce türün genom dizisi çıkarılmıştır ve dizi sonuçlarının ortaya koyduğu biyolojik bilgi zenginliği yeni türlerin dizi analizlerini teşvik ettiğinden, teknik açıdan genom dizilerinin kolay çıkarılmasını sağlayan hızlı yöntemler sürekli geliştirilip kullanılmaktadır.

Genom dizilerinin evrimsel yaşam ağacı açısından gösterdiği en tipik özellik, onlarca ya da yüzlerce gen yerine, binlerce gen ve genetik elementin kullanılmasıyla daha geniş perspektiften, genom evrimlerinin doğal seçilimsel ve rastlantısal izlerini takip ederek ağacın daha hassas ve ayrıntılı biçimde ortaya konması­dır. Aralarında morfoloji, anatomi ve fizyoloji kısaca biyolojik yapı ve süreçler açısından görünür benzerlik taşımayan canlılar arasında, genom dizilerinin çıkarılmasıyla keskin benzerlik olduğunun keşfedilmesi, genom düzeyinde evrimsel ilişkileri algılamanın rutin yollarından biri haline gelmiştir.

Örneğin, denizkestanesi (Strongylocentrotus purpuratus) ge­nomu 8 1 4 milyon baz çifti ve 2 3 .5 0 0 geni ile, sanıldığından daha karmaşık bir bağışıklık ve algı-duyu sistemine sahip olmasıyla karşımıza çıkmaktadır. İnsan ve diğer omurgalılarda da temel işlevleri olan birçok gene sahip bu basit görünüşlü canlı, sinek­ler ve solucanlarda bulunan pek çok geni içermemekte, genetik açıdan daha çok omurgalıya benzemektedir. Evrensel bağışıklık sisteminin evrimi hakkında önemli bilgiler sağlayan bu “diken yumağı”, “indirgenemez karmaşıklık ürünü, mucizevi yaratık” insanınkine hayli benzer yaşamsal moleküler süreçlere sahiptir.

Genom dizi analizi, örneğin, insan ve şempanze arasındaki genetik uzaklık ölçüsünü tüm genoma yayılmış belirteçler ile daha kesin hale getirmiştir ve dahası, biyolojik açıdan modern insan ile şempanze arasındaki işlevsel ve bilişsel farkın, 80 kadar genin, şempanze ile insanın son ortak atalarından bu yana geçen yaklaşık 7 milyon yıl boyunca hızlı evrimleşmesiyle (görece yüksek hızlı doğal seçilim ile) ortaya çıktığına işaret etmektedir.

Evrimsel yaşam ağacı, genom projeleri ile, daha duyarlı ve gerçekçi biçimde ele alınmaktadır. Genom dizileri, evrimsel yaşam ağacının ana dallarının yerlerini daha da belirginleştir­mekte, tür ya da cins düzeyindeki ayrılmaları gösteren çalımsı yan -dal öbeklerini ve bağlantı yerlerini (nodal topolojileri) daha duyarlı biçimde ele almamızı sağlamaktadır.

2007 yılının genetik ve evrimsel biyoloji açısından en önemli olayı, dünyanın farklı coğrafya ve ekolojilerinden örneklenen 12 Drosophila türünün genom dizilerinin yayımlanmasıdır. Bu dizilerin değişik düzeydeki işlevsel, kökene ilişkin, dünyadaki evrimsel dağımlarım ele alan ve Nature dergisinde yayımlanan ana makalelerin ve Genetics, PloS Biology gibi son derece yüksek düzey dergilerde yayımlanan 50 kadar yan makalenin gösterdiği çarpıcı resim, 1500 civarındaki Drosophila türleri ve omurgalılar dahil pek çok canlı grubunun birbiriyle tarihsel (evrimsel) ya­kınlık ve uzaklık derecelerine ışık tutmaktadır.

Harun Yahya ve grubunun genom projelerinin ortaya koydu­ğu durumla ilgili söyledikleri, her zamanki gibi, akıl almaz inatla savunulan uydurmaların sav diye yutturulmaya çalışıldığını ifşa eden, insanı dış dünyayla iletişim kurabilecek zekâdan yoksun ve son 400 yılın bilimsel birikiminden habersiz varsayan, ger­çekle ilgisiz söz dizilerinden ibarettir.

Doç. Dr. E rgi Deniz Özsoy
Hacettepe Ûnv. Biyoloji Bolümü Öğretim Üyesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s