Güncel bir bilim dalı olarak Evrimsel Tıp - Emrah YücesanBaşlamadan önce okuyucu için belirtmemiz gereken bu makalenin açıklayıcı olmak kaygısı taşımakla birlikte öznel içerikli olduğu ve paralelinde güncel bilimcilerin yorumlarının bir araya getirildiği bir derleme olduğudur. Amacımız bilimsel olarak zor günlerin yaşandığı, TÜBA’nın baskılandığı, üniversitelerin bilimsel konularda sessiz kaldığı bir ortamda, okuyucunun evrimsel tıp kavramı özelinde, dünyanın neleri tartıştığı ve bizim nerede olduğumuzu görmesidir.

İnsan merkezli bakışın, hastalıkların gelişiminin, ortaya çıkışının, tedavi olasılıklarının araştırılmasında ki yetersizliği, evrimsel tıp kavramının ortaya çıkışındaki en büyük etkenlerden biridir.

Evrimsel tıp , üzerinde yoğun çalışmaların yapıldığı evrimin diğer dallarına göre geçmişi daha yakın tarihlere dayanan, hastalıkların kökenlerinin incelenmesi, insan metabolizmasında oluşan tepkimelerin diğer organizmalardan nasıl miras olarak kalıtıldığının anlaşılması, bipedalizme geçmemizle primat atalarımızda görülmeyen ne gibi anatomik “sorunların” ortaya çıktığının anlaşılması (skolyoz), bakterilerle olan simbiyotik ilişkilerimizin gösterilmesi (Bağırsaklarımızda K2 vitamini sentezleyen bakterilerin bulunması) ve insanda görülen hastalıkların nedeni olan patojenlerin doğalarını anlamamız ve tedavi seçeneklerinin geliştirilmesinin yolunu açan bütünsel bir bilim dalıdır. Tıbbi olarak görülen sorunlar/durumlar, evrimsel tıp kavramının dışında değerlendirildiğinde birbirinden bağımsızmış gibi görünen (aslında tamamı birbirine bağlı olan) pek çok patolojinin kökeni kavranamaz.

A.B.D.’de evrim kuramı, 1925 yılındaki öğretmen John Scopes’ in öğrencilere evrim kuramını anlatıp hüküm giymesi üzerine tam 32 yıl boyunca okullarda okutulmadı, 1957’ de S.S.C.B. uzaya Sputnik uydusunu gönderdiğinde A.B.D. bilimsel olarak geri kaldığının farkına vardı ve okullarda evrim kuramı tekrar okutulmaya başlandı. Bu tek örnek bile evrim kuramından habersiz nesiller yetiştirmenin nelere mal olabileceğini açıklıyor.

Aşağıda evrimsel tıp üzerine literatürdeki birkaç yayın örnek olarak verilecektir. 2011 yılında yayınlanan bir makale (1), lisans düzeyinde evrimsel tıp ile ilgili verilen bir kursa değinmiştir, makalede evrim kuramının tıptaki pek çok konuyla ilgili açıklamalarda bulunabileceği belirtilmiş ve konu geniş şekilde tartışılmıştır. 2007 ve 2010’ da yayınlanan iki farklı yayında (2,3) evrimsel tıp öğreniminin yararlarından bahsedilmiştir. Yayında; insanların neden hastalıklara karşı savunmasız oldukları evrimsel biyoloji perspektifinden bakılarak değerlendirilmektedir. Aynı yayında biyologların tıp öğreniminden, tıp öğrencilerinin ise evrim kuramından habersiz olmaları eleştirilmekte, bu eleştiri öğrencilerle de sınırlı kalmamakta, bilimsel makalelerde biyoloji ve tıp topluluklarının birbirlerinin yayınlarına yaptıkları atıflar da eleştirilmektedir. 2006 yılındaki bir yayında (4), evrimsel biyoloji kavramından hareketle doğal seçilim ve/veya genetik sürüklenme kavramları ışığında antibiyotik direnci, aşı üretimi, üreme biyolojisi konuları tartışılmış ve konuyla ilgili örnekler verilmiştir. Örneğin insan olmayan primatlar (şempanze ve rhesus maymunları) ile primat olmayan memelilerdeki (fare ve sıçan) gelişimsel genlerimizin bir kurtçuk (C. Elegans) ve sirke sineği (D. Melanogaster) incelenerek belirlendiği örneği verilmiş ve bu durumu evrimin ışığı olmadan anlamamızın imkansızlığı üzerinde durulmuştur. Diğer bir örnek olarak da beyin gelişimi ile ilgili olarak sinek, fare ve insandaki genlerin ortaklığı ile dudak gelişimi ile ilgili olarak da fare ve insandaki genlerin ortaklığına değinilmiştir. İnsandaki yaşlanmanın anlaşılması için yapılan çalışmalar yukarıda bahsedilen sinek ve kurtçuk ile yapılmaktadır. Bu verilerden biyoloji öğrenimi görmüş birisinin yapabileceği tek çıkarım vardır, o da; yaşayan tüm canlıların ortak bir kökenden geldikleri ve ne kadar farklılaşırlarsa farklılaşsınlar yaşamsal önemi olan ana mekanizmaları koruduklarıdır. Darwin’in Evrim Kuramı ile doğal seleksiyon ve genlerde meydana gelen rastgele değişimler (genetik sürüklenme) gibi evrim kuramının mekanizmaları kavranmadan bu benzerliklerle ilgili yapılacak yorumlar eksik ve hatalı olacaktır. 2006 yılında SCIENCE dergisinde çıkan bir yayında ise (4), ancak evrimsel tıp kavramıyla değerlendirildiğinde yirmilik yaş dişlerinin ve doğum kanalı darlığının açıklanabileceği anlatılmakta ve bunların kusursuz olarak tasarlanmadıklarının görüldüğü vurgulanmaktadır. Amerikan Bilimler Akademisi’nin yayını olan PNAS’ da 2010’ da yayınlanan çalışmada, Tıp Fakültelerinde evrim öğretmenin önemi üzerinde durulmuş ve konuyla ilgili olarak American Association of Medical Colleges ve Howard Hughes Medical Institute tarafından, aralarında alanında öncü bilimci, ve tıp fakültelerindeki eğitimcilerin de olduğu bir heyet tarafından 2007-2009 seneleri arasında toplantılar düzenlendiği ve rapor hazırlandığı belirtilmiştir. Bu rapora göre Dünya’daki yaşamın dağılım ve çeşitliliği ile ilgili olarak evrimsel prensiplerin öğretilmesi önerilmiştir. Yine bu raporda, evrimsel tıp uygulaması ile ilgili olarak 5 ana başlık altında ortak imzalı bir öneri yazısı yayınlanmıştır (5). Aynı yayında, nasıl ki embriyoloji derslerinde bir zigottan canlının oluşumu kademeli bir şekilde anlatılıyorsa aynı şekilde canlının evrim kuramı ile uyumlu olarak ortaya çıkışının ve dağılımının anlatılmasının da aynı şekilde zorunlu olduğuna değinilmiş ve karşılaştırılmalı embriyolojinin halen Tıp Fakültelerinde okutulmaması eleştirilmiştir.

Bu kısa yazıda 21. Yüzyılda bilim çevrelerinde evrimsel tıp konsepti odaklı nelerin tartışıldığını popüler bir şekilde anlatabilmeyi amaçladık. Evrimsel tıp ile ilgili ileri okuma yapmak isteyen okuyucu kaynaklar bölümünden yararlanabilir. Burada değinmek istediğimiz ana nokta; Evrim Kuramı ile ilgili ortaya atılan, “kuram bilim çevrelerinde şüphe ile karşılanıyor ve hatta reddedildi” şeklinde bir kara propagandanın gerçek dışılığını, bilimsel gelişmeleri izleyen/izlemeye çalışan kişilere göstermektir. Arkasına yazılı ve görsel basını almış, çeşitli imkanlarla sergiler düzenleyerek Evrim Kuramı ile ilgili hiçbir bilimsel yanı ve doğruluğu olmayan bilgileri halkımıza aktaranlara karşı herhangi bir polemiğe girmeden (muhatap almadan) bilimsel verilerden yola çıkarak doğruları bilimsel yayınlara doğrudan ulaşamayan halkımıza aktarmak istedik. Evrim Kuramı 150 yıldır her gün bilim çevrelerince sınanmasına rağmen yanlışlanamamıştır. Biz hala doğru mu, değil mi şeklinde tartışarak vakit kaybederken, medeni dünya nelerle uğraşıyor umarız okuyucunun kafasında soru işareti –üzüntüyle karışık- oluşmuştur.

Emrah Yücesan

Cumhuriyet Bilim Teknik

 

KAYNAKLAR 

1. Stephen C. Stearns, 2011; On Designing Courses in Evolutionary Medicine. Evo Edu Outreach;4:589–594

2. Randolph M. Nesse, Stephen C. Stearns.2007;The great opportunity: Evolutionary applications to medicine and public health; Evolutionary Journal compilation; 2008 Blackwell Publishing Ltd 1;2008;28–48

3. Randolph M. Nesse.2011; Ten questions for evolutionary studies of disease vulnerability; Evolutionary Applications ISSN 1752-4571.

4. Stephen C Stearns.2006; Evolutionary Thinking in the Medical Sciences. Evolution Thinking in the Medical Sciences.

5. AAMC-HHMI Scientific Foundation for Future Physicians Committee (2009) Scientific

Foundations for Future Physicians (American Association of Medical Colleges and Howard Hughes Medical Institute, Washington, DC).

One response »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s